FERHENG

WWW.ELAT.ch

AÇIKLAMALAR = BERFIREHİ

( * ) 1 Kürt'çede Şem kökü hem ön hem'de son ekler'de bile ek aldığı Kelimeler'le Aydın'lık , Işık , Gündüz gibi Fars dilinde'de Gineş aynı manāda belirir . haftanın günleri : Yekşem , Duşem , Seşem , Pencşem aynı cağrışım'la son eklerde'dir Şem ; Şem’ î / Şemi = Cumartesi'de öncül olup yer deniştirir .
Başka bir örnek Yunan'cada Mono fizit İle Diyo fizit'e bu ad'lar dini içerikli Teolojik deyimlerdir ; Mono Fizit = Yekiyat Diyo fizit = Duiyat olması gerkir başka bir seçenekte yok zaten yat ile yet son ekler : İlim dilinde loji , ist , izm ve diğerlerinde'de Kürt'çede tam karşılığıdır .
Kemaliyat = Kemalizm örneğinde olduğu gibi izah edilebilinir .
O halde Şemaliyat Yeni bir sözcük değildir , Kullanılmamış veya önemsenmemiş ,Yada fark edilmemiş , Bu durum tümüyle Kürt'çenin Kurumsuz ve yasak'lı mazisi ile ilgilidir .
Hërs = Öfke , Sinir Asap / Asap ile ilgilidir
Kızan biri veya öfeli biri için Hërsvan denilir Ancak Asab / Asap tıpta terim açısından bakılınca sağlıklada ilgisi vardır .
Asabiye = Hërsiyat *** Asabiyeci = Hërsiyatvan olur Hërsvan ile Hërsiyatvan terim açısından faklıdır , bu konu diğer bu gibi ilmi ve erbap isimleri içinde geçerlidir .
Bu gibi eş anlamlı olanlarda var Örneğin ; Hevsal = Morel ile ilgilidir türkçede Havsal / Havsala geçsede denişen bir şey yok Hevsalvan = Morelci olurken Hevsaliyat ve Hevsaliyatvan tıpkı terim anlamında Hërsvan ile Hërsiyatvan örnekleri gibidir , anlamında yet ve yat son ekler loji . ist izm gibi anlamlar veririken yat olan son ekler yet olma durumlarıda olmaz değildir , yani aynı isimin son eki yat ve yet telaffuzuda olalabiliyor .

( * ) 2
= Kürt lisanındayet , yat , man , hathet; gibi son takılar Türk'çedeki veya Diğer yabancı lisanlardaki loji , logi , izm , ist , tik gibileri gibidir . Şad û man = Mesrūriyet *** Bedewiyat = Estetik , Estetika *** Zımaniyat = Lisaniyat , örnekleri gibi .

( * ) 3 =Van ; Son eki bir isime sıfat verir
Bërivan = Süt sağıcı bayan *** Zırnevan = Zurnacı , örneğinde olduğu gibi .
van ile wan sıfat takıların hangi sıfat isminde son ekte yer almış ise o isminle ilgili şeylerin yapıcısı , edicisi anlamında da olabiliyor .
Örnek Qılalivan = Gözcü , Erketeci Neçirvan = Avcı , Avlanan kişi Govendvan = Horancı , Kasap havası oyuncusu Hındivan = Hindilog , Hind tarih ve kültürünü bilen Malvan = Ev sahibesi , Ev , malı , mülkü olan Behrvan = Denizci örnekleri gibi .
Bunlara ilişik olarak birde bazdar son eklerin fonksiyonuda sıfatın hāl derecesine göre tıpkı van anlamında olanlar var Örnek ile Sërdar , Sërvan , Sërbaz her üçüde aynı anlandadır .
Peki neden üçtane ? çevabı , sıfatın içinde bulunduğu durun , hāl , derecesine göre veya zaman , mekān içinde sıfatın konunumundaki vaziyetin sarih anlaşılır olması içindir .
Her üçüde aynı manāda kullanılır , Kürt edebiyatı ile ilgilenenler ister yazılı ister sözlü bu durumun inceliğini şöylede izah ettiler bazı şeyler hissedilir fakat ne söylenebilinir nede yazıla bilinir, söylenmiş olanlarda belli bir yere kadar izahı vardır
Peki neden wan da var yukarıda o ne işe yarıyor sorusuna çevap , bu açıklamalr dizisinde sıra 21 de vile w nedensellikleri üzerinde durulmuştur .
Telaffuz halindeyken yakındaki denizci ile uzaktaki denizci aynı anda ifade de telaffuz ediliyorsa yakındeki Behrvan uzaktaki Behrwan denilirse iki denizciden birinin yakın diğerinin uzakta olduğunu başka hiç bir vasıta kullanmadan izah etmiş olunuyor .
Van = Bunlar Wan = Onlar derken aradki uzaklık nasıl kendiliğinden belli oluyorsa , bu durum bazı istisnalar dışında son eklerde hangisi varsa yukarıda izah edildiği gibidir .

(* ) 4
= Bındaruk ; Aşıkların gizlice buluştukları yer , Bazen bu yer pınar başı bazen samanlık isede Kürt ananevisinde alanen gizli olmadan bir asır öncesine kadar her köyde geçlerin bir birini görme , armağan verme yerleri varmış buda genellikle pınar başı veya kuzu otlatma yerleriymiş , Bu aşkın ilk başladığı yer başka bir adıyla ilk göz ağrısı olan yere Bındaruk ismiyle anıla gelmiş , Ayrıca bu yere ait aşk Türküleri çok sıkca üstü örtük bir tarzda dile getirilir .

( * ) 5 Sıltanım ; Kürt'lerde erkeğe hitap edilmesinde bir sakınca yoktur , zaten Kürt'çede Efedi , Beyefendi gibi anlamlıdır , Ançak türk'çede tam tersi bayana hitap anlamında kullanılır .

( * ) 6 Sıltanat ; Kelimesi Sultan Selaheddin eyyub'i Adıyla özdeş bir isimdir kanısındayım , Rahmetli Sultan selehaddin öncesinde geçen dönem erklerde Sıltan ismi var olduğunu tarihten çıkarıyoruz .
Sıltan ismi aynı dönemlerde Melik , Emir, Han , Hakan gibi farklı ismlerin hakim olduğuda var .
Şah , Paşa , Mir gibileri Kürtçeden alınanlar kendi dil büklümlerine göre telaffuz edilmişi izah ederken Kürtçenin gramer yapısından örneklerde verilebilinir.
Aynı bir başka benzer izahıda başka bir halkta verebilir .
Ançak Orta doğu , Şark ve mezepotanya halkları önemli ve çok saygın , hatırı sayılır isimleri birlikte ortak kullandıklarıda bir gerçektir .

( * ) 7 Rom ; Bu isim ile benzerlikte pek çok isim vardır Roma , Romanya , Romen gibi olan isimlerin anadolu kökeli oluşlarıdır ilk akla gelenidir .
Troya tarihi ile pek çok isimler batıya geçip Tanrıca Paris ismi Fransanın başkenti olurken , Kybele inancıyla ve İlyada , Odysseia benzeşmesi olan Aeneas etkileri Latin ailelerini derinden etkilemiş .Latinliler Anadoludan aldıklarını özümsemiş fakat latin ile Anadolu tarihi et tırnak gibi olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz .
Bakınız Halikarnas balıkçısı merhum Musa cevat şakir'in tespitleri ne diyor ; '' Dollar'da başlık takılı Liberty Dollar külahı bir Frigya külahıdır. Başka bir yerde Romalıların kartacalılar savaşın'da ancak Anadolu'da Sivrihisar mezrasında bulunan ana tanrıca Kybelenin yanındaki kutsal taş Romaya götürülürse o zaman savaş kazanlır .'' ( Arşipel)Roma ismi Anadolunun eski adı oluşuna inanıyorum . Kürt'çede Rom Batılı , Batılılar veya Rum Halkı için olduğu kadar Ro Kürt'çede Güneş veya Gün demektir .
Rommani adıyla birde Kürt folklorunda bir
oyun vardır , Batılıları figürlerle taklit ederler .

( * ) 8 Hel ; Nefes alırken Bihn veya Bin fakat nefes verirken Hel demek isede bazen bu durum dikkat'ten kaçıyor . Bihn / Bin = Nefes Hel = Soluk

( * ) 9 Cehımandın veya Cehımantın ile Sıkıtandın veya Sıkıtantın ; isimleri hayvan ölümü veya öldürülmesine āit'tir . Ançak bazı yöreler bu her iki isimi örneğin ; kanatlı hayvanlar'a bir yöre Cehımandın derken diğer yöre tek tırnaklı hayvanların ölümüne dair kullanır, Bu hem Sıkıtandın hende Sıkıtantın içinde farklı telaffuz şekli vardır .
tın ile dın son ekleri '' Kırın '' fiilinin şimdiki veya farklı zamanlarının ifadesidir . Bu farklılıklarda okuyucuya kolaylık olsun diye bkz notu diğer Kelimelerde'de bunun için el verdiğince sık'ça belirtilmiştir .
Kürt edebiyatında bu çok sık'tır İnsan ölümü ile başka canlı ölümlerin'de ayrı ayrı isimler māna yönü gözetilerek kulanılır , bu diğer isimlendirilmede'de aynı sandığımız şeylerin farklı isimleri vardır .

( * ) 10 Î ; Grm'de edat normal i'den uzun okunur işaret edatı olduğu gibi hayret ünlemidir'de hal vaziet , durum , hal belirtme ve göstermede işaret edatıdır .
Uzun okunan bu î hal birleşmesi ile îhale olur ; yani hayret , merak içindeki durum demektir .
Kürtçe'de Ha = Vermek , Al , Buyur veya Şöyle , Böyle anlamları içirir ; Kürtçenin kelime kökleri eski Türtce diye tanıtılan Kelimelerde sıkca rastlanır yine bunlardan biridir .

( * ) 11 Bar 2 ; Bar Tarihi Kürtler'de onun folklorik Tarihi kadar eski olsa gerek , Çünkü Ağrı ağır bar'ı başka bir isimle Laçi adıyla oynan oyundur , Yunanistan musik dairesinde bu Kürt barı diye kayıtlıdır .
Laçi oyununun Tarihini tespit edemedim bu oyun Doğu beyazit ve çevresinde çok sakin ve ağır başlılıkla oynanan bir oyundur .Bar sözcüğüde bu eksende araştırılmalı kanısındayım .

( * ) 12 Fetılandın , Guhıstın , Guhurtın / Guhırtın ; Bu üç kelime hayatımızda nekadar Değişme , Denişin , Dönüşüm , Metamormoz , Başkalaşma ile ilgili şey varsa hepsinde yerine göre kullanılmaya uygundur .

( * ) 13 Feyk/ Peyk ; için açıklama Feyk ; örnek su girdabın’da su üstünde gırdap ile dönen bir nesne o halde nesne girdabın Feyk’inde olur ikinci örnek hayvan giderken onunla dolaşan sinek’te hayvanın feykinde olmuş olur . Tanıdığım dillerde karşılığını bulamadım FeykFIR , FIRRİN köklerinden türetilmiş olabilir FEYK öz Kürt'çedir.
Peyk kürtçeden iyi anlayanlar ister okuşlu ve olmamişı bilebilir o kelime kürtçedir .
Peyk uydu , yanında birde Devletlrin başka Devletler peşinden gidenlerede yani uydu devlet onlamında geliştirliştir .
Uydu ve Peyk anlam ve kavran bakımından birbirlerini tamamlar.

( * ) 14 Bë ; zamir'i edat ve Olumsuzlamaön ek Bëm = Geleyim , Geleyim'mi?*** Bë paşkë ! = Gelsin sonra ; cümleleinde kişi'den bahsedilmiştir bundan dolayı zamir'i edat'tır .Kürt'çede faklı Diyalekt'lerin oluşu yanlız anlamı belli Kelimelerde değil bilakis ön ek ve takılarda'da mevcuttur .
Bu durumu en iyisi örneklerle izah etmek uygundur Bë ; ''Hatın'' ile ''Gelme'' ilgisi yanında War / War'ë ileyledeilgisiaşıkārdır*** Të bıra bë ! = Geleçekse gelsin ! .
Bë zanin’ë =
Bilinmelidir *** Të zanin’ë = Biliniyor , Gizlisi saklısı yok ; Bu her iki cümlede'de kişi adı geçer *** Bë anin’ë = Getirilmelidir ; Yine kişiye kasti işaret vardur .
Ançak bu cümleler yer . zaman . durum gözetilmeden dikkate ve vurguya meyletmekmemekle dilin yeni öğrencisine karışık anlamlra götüre bilir .
Örnek :
Bëzanin 1 = Bilgisizlik , Beceriksizlik
Bë zanin 2 = Bilinse ,Bilinmeli
Görüldüğü gibi bu her iki cümlenin eşlenik hali bir örnek sayıla bilinir .
Bëanin = Getirişsiz ifadesinde zamir belirgin geğildir , fakat
Bëme = Bizsiz ifadede zamirin çok açıklığı me sağlamışsada yinede cümle kurgularrında zaman zaman kişileri kast içinde kullanılır .
Bë anin’ë = Getirilmeli anlamalara sebep olur .
Sebebi neden ? Sebebi şundan ; Biri sonda vurgu almış'tırda ondan . Të = Geliyor olurken bu '' Hatın '' ile ilgilidir ; hem olumsuz bir duruma işeret ettiği gibi Gelme ilede ilgi kurabilyor ; Yebë = Geleçek , Yani biri geleçegini ifade etmiş ; O halde Grm'de zamir'den söz etmek doğrudur .
Bu her iki halin aynı benzerliğini ançak vurgular ile birbirinden ayrı tutulmalı .
ile = Yörelerin farklı telaffuzu sonuçu'da göz önünde tutulmalıdır.
Bë xwede 1 = Allāhsız
Bë xwede 2 = Allāhaşkına ,Yemin ettirme .
Bu örnekte görülüyorki hem olumsuzluğa hemde olumluluğa vesile oluyor .
Bë sera bavo ! = Babamın başına yemin edermisin ! Burada Bëje = 1 Söyle 2 Kelime Büzülmesi sonucu 'ye dönüşmesi ile farklı bir tanımış oluyoruz .
Bu örnek gibi olan Gotın büzğün hali Go veya Got'dur
Lı = Ön ektir , İle , Beraberinde veya içsel bir durumda ifade için Kelimelerin önüne konulur nekadar sık kullanılırsa bir okadar 'da ile'li hallerde kullanılır . Lı mıva =Benim ile , Benle*** Bı mıva = Benim ile , Bemle aynıdır ; ile görevini son ek olan va da üstlene bilir .
Örnekleri bārizleştirmek için başka ön takıları kıyaslamak gerek ; Lı mıji ! = Benide ! *** Bımıji ! = Benide ,Yine biri içsel ile ilgili isede içsel olmuyan istisnalar pek çok olduğundan bir biri yerine kullanılmaz değildir . Bundan mütevellid Be nasıl fazla anlam verici ise Bë'de sanki koşut bir çoğunluktadır .
Fakat ile hallerinin denişkenliği Be ilekadar çok anlamda değildir .
Bëm ? = Geleyim'mi ? *** Bëm zamirhalilebelirgenleşir .
Bı mı / Lı mı =
Ben ile , Benle *** Bı mal / Lı mal = Evde ; Evde olaçak bir şeyi ima ediyor , Dolaylı hal çağrıştırıyor , bu ifedelerde kişi kast ediliyor . *** Lı mal’ë / Bı mal’ë = Ev de , Uzun okunan ë ile vurgulanmıştır , Yazılış ve telaffuz'da aynı isede bir üsteleme söz konusudur *** Lı mı = Beni , Benide
*** Lë mı = Beni'de , Fakat beni'de .
Bu durun ilk bakışta bir kargaşa verici gibi gelebilir dil nüansını kavranılınca sanıldığı gibi kargaşa değil sarihlik oluşu anlaşılır . Yazılışta aynı anlanda farklı ya'da Yazılışta ayrı anlamsda farklılıkları Müradif / Müterādif hallerinin zıt , karşıt oluşlarını el verdiğince Terim'ler bölümü Ant / Antonymizahedilmiştir( bkz Termınoloji )
Sentaks bilgisinde kesin kararı dil ile iletişimde olan verir , Bende var olan durumu aktardım .


( * ) 15 Şexte / Şetele ; Bu her iki kelime eş anlamlı olabiliyor , Daha çok doğal Āfet veya Āfāt'lar , Felāket'ler için Şexte Kişiler'ce olana Şetele söylenir .
Ançak kural dışı'da diğeri diğerinin yerinede söylenmesinde yalın halde oluru var , Fakat Edebiyat gibi resmi iletişimde ilk hali gibidir .

( * ) 16 Meder ; Dersözü yer , mekan , kapı , herhangi bir şeyin mānende olsa bir yeri bir kapısı var olduğunu farz sayarakta o mānada'da onlara dair kullanlır .
Me ; biz , bizler Her iki hecenin ki heceler bir varlığı belirleyen hecelerin birleşini ile Meder ; yani bize kapı bize yer bize āit bizlere Temessül olunuk anlamlarla ifadesini alıyor.
Meder = Orta yer , Ortam , Piyasa alanı gibi mekanlar yanında ismi konulmayan fakat belli bir umumi yer veya genel durunların ortak adıdır .

( * ) 17 Kürtçede kulak ardı edelen hususlardan biride sözcük sonlarına konulan vurgulu harfler yani uzun okunması gerekli olanlar .
Bunlar hangisidir ?
Çevabı izahatlardadır , Örnekler ;

1)Delalë .. ! Bayan ünlemede kullanılan canım veya cananın anlamındadır .
2 ) Delalä ... ! =
Bayan fakat başkasına āit bir bayana canı cananı anlamındadır
3 )Delalî mezınkır ... =
Sevgi ile büyüttüm... veyacan canan gibi ele almıp büyütmek

Örnek ;
Xezalë ... ! =
Hazal ... ë Bayan ünlemede kullanılansözcük sonunu ve teleffuzu uzun okunuşunu sağlar .
Xezalä ... ! =
Bayan ünlemede geçen vurgulu ve uzun okunan ä yine faklı bir ä ile olmak zorunluluğu arz eder .
Xezalî .. ! = Bayan için hazallık veya hazalca *** Xezal xezalî = Hazalhazalcaburda yinetürkcedeki ca son ek vurguludur .
Örnek ;
Kırivë .. ! =
Kirve demektir fakat kürtçede geçen son harfë vurgu ile ünlemede kullanılınca uzun okunan ë dir .
Kırivä evda
= El alemin kirvesi derken yine kürtçedeki ä uzun okunandır
Kırivî .. ! = Kirivce , Kirivlik gibi için uzun okunan î kullanılmıştır
Neden kürtçe yazarların bazıları bu pozisyonlarda uzun okunan ë kullanıdıkları olmuş ve oluyorda peki neden yukarıdaki örnekler gibi aynı sözcüğün farklı vurgulu pozisyonları varken hāli hazırda kullanılırken ve uzun okunması gerekli olan bu ëäî ünlüler neden kullanılmamıştır ?
Yukarıdaki xezal için cümle kurup dahada sarihleştirirsek şöyle bir cümle kurulabilinir
Xezalä zomä dûdar =
Tüten obanın hazalı , Tütüten obanın güzeli gibi anlamlar vardır.
peki bu izah edilen gibi olmazsa kalem kağıt alıp yazmıyalımmı ?
Yazın derin dilin nüanslarını terk etmeyede veya ettirmeyede razı değilim , bende bazen bu kuralın dışına çıkıyorum fakat yalın hālde vurgulardan söz etmeden , sıradan güncel konuşma tarzında bir anlayışa bağlıyıp noktaladığımda olmuştur .
Fakat izah edilenler doğrudur uyuılması gerekli dil bilgisi kurallarıdır , zor değil vurgu almış ise ünlemliyse yani son hafli uzun okunuyorsa sıfatlarda ünlü varsa vede vurgulu ise bazı istisnalar dışında o son harf uzun okunur veya uzun telaffuz edilir .
Örnek ;
Dëranë ... ! = Zavallı ... !
Dëranä dëran =
Zavallılar zavallısı
Dëran dëranî =
Zavallı zavallı
Örnek ;
Belengazë/ Belangazë...!
Zavallı , Zavallıcık
Belengazä belengaz
= Zavallılar zavallısı
Belengazî = Zavallılık *** Belengaz belengazî = Zavallı zavallı
Bu zavallı anlamlar örnek idi bu anlamda daha bir kaç sözcük daha vardır onlar içinde FERHENG menüye bakmalıyız !
örnek ;
Yanlız sözcük sonlarında değil bilakis sözcüğün ilk harfide uzun okunan bir ünlü olabilir
Äli / Ali ; Bu her iki sözcük Taraf , Yön , İstikamet , Yardım , Destek , Tarafından gibi eş anlamlıdır.
Ançak ifade de muhatap olduğun kişi veya kişilere yukarıda örnekleri verilen eş anlamlıları bir arada
kullanma zorunda kalınınca Yöne āit olanla Yardıma āit olan söcüğü birbirinden ayrı belirginleştirmek için biri uzun okunan diğeri kısa okunan Ä /A kullanma zorunluluğu vurgu alışıyla ortaya çıkar .
Burada istisnalar var Her iki eş anlamılılardan uzun okunan bu Ä ya āit sözcük eş anlamlılarla bir arada kullanılmayacaksa tek halde ise vurgusuz telaffuz edilir , Buda uzun okunan önlü kısa okunmuş olur tabi istisnalar vurgulu hallerdeki kaydeleride bozmamalı
Bazı yazarlar şu örnekteki gibi yazar Belengazä değilde Belengaz a gibi yayarlar veya Belengaz ’a gibi sondaki ünlüleri ayrı tutup yazışları sırf vurgusu olsun veya vurgusu vardır bilen normal a dan veya eiden farklı telefuuzu sağlanırdı
Yukarıdaki yazılış biçimleri vurgulu olduşu için teleffuzda belirgin kılmak için o yola baş vurulurdu , aslında o işi uzun okunan bu ä pek hālā ifa edebiliyor .

Ali , Yali , Tehël , Çım Bu sözcükler hepsi Kenar , Kıyı , Taraf , Yön gibi anlamları barındırırlar .
İşaret sözcükleridir fakat bunları kullanırkende dikkat etmeliyiz ,

Benim kenarım ile Deniz kenarı aynı sözcükle ifade edilirde edilmezde , neden eden hem edilir hemde ediğlmez ?
Çevabı bu açıklamalardadır
Örnekler ;
1 ) Çım = Kenar , Kıyı , fakat tutulabi,len şeylerin kenar ve kıtıları için kullanılır *** Çıma orxanë = Yorganın kenarı *** Çıma tasë = Tasın kenarı veya kıyısı *** Çar çım = (geom)1 Dört gen 2 Dörtkenar , Dört kıyı
2 ) Tehël = Kıyı , Kahil , Yalı , Kenar Bunlar hem kişi hemde deniz veya göl su kenar kıyı içindir , fakat sahil veya yalı için tehël kullanılırkenkullanılan mekanda iliştirilerek kullanılır *** Tehëla behrë = Deniz sahili , deniz kenarı *** Tehëla te = Senin kenarın , Senin yanın , Seninkıyın
Ali / Yali =
Bu kelimeler eş anlaqmlıdır hen yardın , Destek , Dayanışma için azda olsa kenar veya kıyı içinde kullanılır

Alikida tuji bıgıre / Yalikida tuji bıgıre = 1 Bir kıyısından sende tut , Bir kenarından sende tut 2 Bir kenardan sende destekle , veya yardın et anlamları çağrıştırır .

( * ) 18Wi1 ; Tek başına o o kişi , Zamir 2 Ditın Fiilinin kip hali , Fiil çekimi kalıbı Dıwine = Görüyor *** Newine = Görmüyor gibi cümle kurgularında yazılış ve telaffuz farklı olabiliyor .

( * ) 19
Sorulan bilmecenin cevabı : Kafa

( * ) 20
İle ve ; Cümle kurgularında zaman zaman bir birlerinin yerini alabiliyor .

( * ) 21V
ile W ; a ünlüsünü alıp işeret edat halinde kullanılırken dikkat istenilen bir durun arz ederler ; Va Bu,-rda , Şu,-rda halinin yakın mesafesinin hali iken Wa = O , Ta,-bak işaret halinde uzun mesafe hali yanında görünmeyen bir şeyinin izahında'da onlar , ora,-sıhālinin uzaklık durumuna dikkat çekmiş oluyoruz .
aünlüsünü alan VVa olunca biz yakın bir işareti izah etmiş oluyoruz Wa olduğunda ise uzak bir mekāndaki veya görünmyen bir şeyin işaretini telaffuz ediyoruz .
Bu durum yanlız Va ile Wa'yla sınırlı değildir Wana , Wanawu , Wanderna veya Van ,Vana ,Vanwu , Vanderna gibi uzunca bir kelimede olabilir , Eger meram işaret ise veya mekanın uzaklığı yakınlığı kast ediliyorsa yukarıdaki temel izahatlara uymalısınız .

( * ) 22 Zëde / Zehf / Pır / Çım ;
Bu gibi çoğul sözcükler yerine göre ele alınıca KESİR , MÜLTİ , PÜR ,HİPER gibi cümlelerde kullanılabilinir .
Örnek ; ÇIM = Kenar , Tutulabilen şeylerin yantarafı dektir , Buda bize bir parçanın bütününe āit olan şeyin anlaşılmasına yardımcı olur.
O halda ÇIM kesirli mānada'da matematik işlemlerinde kendinden bahsettirir .

ZEHF , PIR ile ZËDE İzah edildiği gibi Mülti , Pür , Hiper gibi kullanılmasında hiç bir sakınca yoktyur .

( * ) 23 Gemar / Këm ;
Mikrop ile ilgilidir beden dahilinde ise Këm hariçinde ise Gemar eğer kir veye pasak kast ediliyorsa o halde Qırej sözünü kullanmak uygundur Gemar sözü pasak içinde kullanılır Mırdar = Leş demektir Mırın sözüileilgilidir gemar sözüne yakın çağrışımlarıda verir, Këm ise eş anlamlıdır Az , Eksik , Yetersiz Manāları yanında İrin , Cerahat , Dahili bir mikrop ile'de manālıdır , Yaygın ve salgıl bir hastalık söz konusu ise bu ister veba ister doğrudan İnsanın kendisi ile ilgiliyse Naxaşi adını alır , Naxaşi sözü bir ölcüde mikrop içinde denilir.

(*) 24 Hılgırtın ;
Bu kelime her tutuluş sergiliyen veya bir organın gelişmesi , kaynaşması yanında birine yardım amaçlı taşınabileçek veya yüklenebileçek bir yükü ortaklaşa kaldırmak .
Ortaklaşa iş anlamında 'da kullanılır örneğin Poz hılgırtın = Burun kıvırmak *** Zıman hılgırtın = Dil çıkarmak veya dil bükmek *** Çev hılhırtın = Göz salmak , Göz koymak örnekleride Hılgırtın hep denişik açılarda isede neticede fiil halide bir tutun , tavır , etkenlik veya edilgenlik hallerinin ifadesinde kullanılır .
Mecazen burun kıvırmak derken ''fiilen burun kıvıranı ömrümde hiç bu güne kadar görmedim''denilirse onu diyen haklıdır .

(*) 25 Qemılandın ;
Kürtçede Her kızartma , kavurma ,haşlama ve diğer benzerler ayrı isimlerle anılır , Güneş kavrulması veya ışın yanığı veya herhangi bir kap kaçak kullanılmadan ısının harareti ile kendinden olan pişik , yanık ,kızartılar hep Qemılandın adıyla anılır .

(* ) 26 Geh / Gah ;
Kürtçede son ek görevi yanında mevki , makam , musikide ölçü ifadeleri için kullanılır Gah ve Geh son takılar vasıtası ile her türlü bekleme yeri , mekan tarifi gibi pek çok kelimeyi dair ,müteallik , âit , ilişkili ,râci kılmak mümkündür .
Geh tek sözcük halinde eş anlamlı halini sözlüğün alfabetik Ge sıralamasına bakınız

(* ) 27 Qeliştek ; Anlam bakımından daha çok doğal oluşum sonucu olan gedik , yarık , çatlak örneklemek gerekirse şöyledir , Çamur veya bataklık kuruyunca kuruyan yerlerin çatlaması halinde veya kayada küçük çatlakalr .
Ağaç ve tahtalarda olan yarıklar içinde geçerlidir veya duvar , sıva gibi yerlerde çatlaklar için ançak Derz eşya için anlam bakımından en uygundur .

(* ) 28 Quloteyn ;eyn eki çoğul bir ektir , kürtçede pek sık duyulmayan bir telaffuzdur , ancak hatırımızdan çıkmaması için Kürtçenin karekteristik yapısı eş anlamlı çokluğu veya sümerler dili üzerinde görüş belirtenlerin SÜMER dilinde iki veya üç dil yapısı yanında iki anlamlı çokluğu yorumlarına dayanarak diyebilirimki Kürtçede de benzer durumlar eksik değildir .
Fakat benim bir Sümerolog olmadığımıda beyan ederim . Kürtçede eş anlamlı hali bir hayli zengındır yeterki dil akışına vakıf olmak , olunursa bunun gerçek halinede şahid olunur .

eyn çoğul halinde beyn cümlesinin büzgün haliyle Ara,-sında , Orta,-sıda ...ciler ... cılar ...ler ....lar ...lık ...lik diye izah edilebilinir .
Navbeyna hevda = Kendi aralarında , Kendi ilişiklerinde gibi

(*) 29 Ça ; Bu halıyle büzgündür Çawa eger cümle kurumuna geçerse wa sız kullanılır .
wa anlam bakımında yakına zıt öte veya işaret halındeki teleffuzda olduğu gibidir .
Çawa tek söz halinden kullanılır fakat cümle kurgularına sirayet edince büzgün haliyle kullanılır .

(*) 30 Ku / Kû ; Kürtçede HAL dili diye izah edebilecegim bir durumun önce iyi anlaşılmasına önem var derken , Kürtler konuşurken el veya diğer organları ilede sözlü telaffuza katılırlar .

Yakındaki bir şey için Ev uzaktaki bir şey içinde Ew görüldüğü gibi yakın için kullanılan v uzaklık ifadesinde w uzun okunana baş vurmak durumundadır .
Bu durum bazı istisnalar dışında her uzun okunan ünlüler içinde geçerlidir ; Ku = Nerde , Hani bu durum yakındaki mekana dāir Kû = Nerde , Hani bu ifade uzak mekan için bir ifade tarzıdır .
Nedeni şu , uzun veya kısa okunan ünlülerin fonksiyonudur .
Örnek: Levketın /Lewketın ; Sözcükte v ile w denişikliği var, olması doğrudur vile w sözcüğe denişik zamanı verdiği gibi w geçmiş zamanı v ise şimdiki zamanı çağrıştırır bu hal Kürt lisanında sıkca ola gelen bir durundur .

(*) 31 Ispartın ; Dayamak , Yaslamak veya Dayanak veya destek için meyvalı dallar altına kırılmaması için konulan dayanak gibi hal ve durunlarda kullanılan bir sözcüktür .
Peki ne diye aynı manāda üç kelime var sorusuna yanıt şöyledir ; Kürt lisanında konuşmada hal dili dediğimiz telafuuza el , yüz , kol gibi organlarımızın iştiraki dildeki karekteristik yanında birde bir kalimede hen yakın hemde uzaklık konumları olduğu için meramı ifade ederken tek telaffuzda dil organı yetersiz oluşu olduğu içinde bu kez diğer organlar devreye girer .
Bu konunun nedenselliğini ben VileW nin şerhlerinde yani açıklamalarında (*) 21 sıra nolu açıklamalar bölümünde de izah etmiş idim , Spartın , Sıpartın ve Ispartın Hepsı aynı manādadır .
Manāsı aynı fakat mekanı , mesafesi , zamanı gibi durunlarıda bazen bir kelimede farklı farklı Sıpartın , Ispartın ve Spartın örnegindeki gibi kullanma kuralıda var .
Bazı dil bilginleri bu duruma kelime büzgünlüğü ismini takmışlar fakat tümüyle öyle değil , bir Hatın Gelme fiilini büzüp Hat geldi diyebilirsiniz fakat buna neden başvuruluyor , sebebi nedir , hangi zorunluluk bu duruma ityorda onuda belitmek gerek .
Kelime büzgünlügü ve Ispartın , Sıpartın ,Spartın bigi telaffuz biçimi tümüyle aynı konu içinde aynı konumların ifadesi halinde birini diğerinden faklı kılmak için yani ayrı mekanını ,mesafasini , zamanınıda ekleyip konuşma sürdürülür.
Haliyle kelimede azbuçuk kırılma veya büzülme veya telafuzun kısıklığı , açıklığını gözlemek , idrak etmek olağan bir şeydir.
Hengisi hangisine zaman . mekan , mesafede farklı sorusuna yanıt ise şöyle ; Onu ançak iletişimde yani konuşma esnasında eger aynı benzer iki şey varsa birini diğerinden ayrı ifadede her üç Ispartın , Sıpartın ve spartın ’danbirini telaffuzda kullanma kişinin konumuna bağlıdır .

(*) 32 Ne ;
Olumsuzlamada ön ek olduğundan dolayı pek çok bileşik kelime ile Ne ilişki içindedir Ne kısmında alıştırmalar edildiği gibi ayrıca çok fazla bileşik kelimeli Ne ön eklinin kulanışı olduğu için ayrı alfabetik sıra nızamında da yazılma lüzumu hissedildi .
cümle kurgularında Ne halinin büzgün halidir .
olumsuzluk işlevi gibi fonksiyonu vardır , örnek ; Bë mı = Bensiz *** Nı mı = Beni değil *** Bë xew = Uykusuz *** Ne xew / Nı xew = Yok uyku , Değil uyku gibi izah edilebilinir .

(*) 33 Sofivan ;
Sūfilik , veya Sūficilik orta çağ Atinasında pek revaçtaydı , ançak birde bunlara karşı olan taraflarda vardı .
Sofistler o günün erkinden azda olsa sokratcı anlayışlı olanlardan daha avantajlı durumdaydılar , en azından tanrıcalara çatmıyorlardı ,sokratta bir sofi olmasına rağmen o günkü bilinen sofilerden faklı bir yanı vardı .
Sofistler Devlet adamı yetiştirileceklere özel dersler karşılığına paralı hocalık ederlerdi , fakat paralı hocalık etmiyen mütavazı sofistlerde vardı merhum Sokrates bunlardan biriydi .
Ancak merhun sokrat farklı bir sofi idi , kılı kırk yaran yaklaşımı onun başlıca özelliği idi SafsatacıMugalatacı yakıştırması sofistler arasında erk yanlısı olanlara o günün düzen çarkına hizmet edenlere denilirdi yani bugünkü anlamda realist olmuyan yakıştırması edilirdi .
Ançak sūficilik taraftarı olanlar bu tür isimlendirildiklerine razı değildiler , bu günkü durumda çağımızda hiçte Safsatacı gibi anlamları olmuyan pek çok örnekleride var ,
Örneğin ; nevsi terbiyede riyazet , halvet yolları ile kaçınık çileçiler dünyanın her yanında var , ayrıca dinen haramdam kaçınanada sofi veya sūfi deniliyor.
Sūfilik yanlız savsatacılık anlamlı bir sözcük
değildir .

(*) 34 Ser ; Üst , Baş , Zirve , Tepe gibi çok anlamlı hali pek çok kelimenin ve tek anlamlı durumların telaffuzunda geçtiği için alıştırmalar dışında ayrı yazılışlarda da Ser bileşk kelimeleride ayrı yazma geregi duyuldu .
Ayrıca Ser bazı lehçelerde Üst , Zirve , Uc / Uç değilde , Kafa , Kelle , Baş anlamında kullanılıyor , Şayet üst veya zirve ile aynı anda insan kafası ifade ediliyorsa insan kafasına Seri Üst veya zirve için Ser sözcüğü kullanmak doğrudur .
şayet sözcüğü tek değilde işlevsel kullanmada Seri bazı istisnai durumda büzgün hale dönüşür , dönüşürkende Ser olur büzgün işlevinde işlevdekiler canlı türü olmalı örneğil insan veya hayvan kafa , baş , kellesinden bahs eder olması gerek .
Doğrudur Ser her iki haldede kullanılır fakat İnsan kafası ile Dağın başı sözcüğü açıklamasında her ikisi aynı anda telaffuz ediliyorsa insan başına Seri demek daha doğrudur .

(*) 35 nine
(ant) Karışık anlamlıdır 1 nine = Getirme , 2 nine = Değil ; ve 1 Me = Biz 2 Me,-keke ekini alarakEtme , Yapma biçiminde telaffuz’da geçer .

(*) 36 Ga 2 / Gayin ;
Anlam ve manā bakımında cinsel birleşmede İnsani ile hayvani ilişkilerde ayrı ayrı isimler kullanılır .
Nedeni ise edep veya edebiyat gözetilerek bu denişik isimleri dile getirirler , bu isimler halde birbirinin yerine denişmiş olarak kullanılırsa bilincsizce yergi yani hicivsel bir dil kullanılmış olunur .
En doğrusu Hayvanlara āit cinsel ilişkiler Ga 2 / Gayin İnsana āit olana Nıhandın uygundur , bunları kullanma bilincini hatırda tutulması için el verdiği kadar terinlemede dozu yükseltip Ga2 / Gayin örneğinde olduğu gibi [zoo] terimini kullandım Nıhandın da ise [An] yani biri hayvansal manālı ikincisi İnsani manālıdır .

Sözcükler bu şekilde telaffuz edilirse koyu bir kürt dilini sergiler .


(*) 37 Se ;
Kürtçede Se = Köpek demektir , ancak bazı sözcük vurgularında olur aslında Së = Üç demektir , yani üç sayısı , fakat şu öz değiş yazılışındadaki gibi olunca Xatıre së tunnewe xatıre xweyi heye = Köpeğin hatırı yoksa sahibinin hatırı var (red) Se o zaman şeklinde yazılır .
Bu durum Aş = 1 Değirmem 2 Neşeli anlamındaki sözük , sözcük kurmada da aynı değilde Ëş / ëş geçer Ez lı ëşwum = Ben değirmende idim biçimi ile yazılır ve okunur .

(*) 38 Isa / Usa ; Biçim bilgisi yani morfoloji
kürtçede karşılığı olan Tehriyat ilminde bir biçim , şekilden söz ederler , biçim ve şekil anlmlarında yanlız gözle görülür elle tutulur olanları kast etmiyor.
Kast edilen şeyler içinde zaman , mekān , manā gibi komularda var , kürtçenin bu gün neden çok iyi anlaşılmamasının başka bir nedenide dilin ifade tarzındaki ifade edilen eş anlamlı sözcüğün durumunu birbirinden farklı gösterme için aynı eş anlamlının bir birilerine uzaklık veya mekanlarını kullanırken kelimenin biçeminde olan denişikliğin nedenini iyi izah edilemediği yüzünden kürtçenin en gözde nüansları kavratılmadan bırakıldığı içindir.
Isa ve Usa ikiside aynı eş anlamlıdır , fakat bu sözcükler aynı anda çokca kullanılırsa veya kast edilen durumun yakın ve uzaklığında eş anlamlılar iç içe ise o halde tafif edlilirken cetrefelli diyebileceğim bir durum varsa Isa hem Usaveya Usa Isa nın yerine kullanmakla asıl istenilen izah edilmiş olunur .
Biçemdeki şekli şöyledir 1) Isa = Böyle , Şöyle 2) Usa = Böyle , Şöyle birinci şekil yakındaki eş anlamlı şey içindir ikincisi uzaktaki eş anlamlı şey için böyle , şöyle sözüdür .
Açıklamalar (*) 30 morfoloji ile ilgili v ile w nin birbirlerine zaman , mekān ve mesafe içndeki uzaklık yakınlıkları dikkate alınarak eş anlamlıyı diğer eş anlamlıdan farklı kavratmak için neden bu duruma baş vurulduğunu ordada sarihce izahatlar vardır .
(*) 39 Şah ozan / Nebi G . yani bu eseri yazana āit bir rübīye ait mısradır

(*) 40 Hiqyat ;
Bu kelime çok eş anlamlı bir kelimedir , fakat yerine göre kullanılınca anlam ifade eder .
Hiqyata hikaye demek az gelir çünkü hikeye anlam bakımından ilk akla gelen tam gerçek olmuyan veya harfi harfine uyulmadan anlatılan yarı gerçek yarı uydurma anlamında kullanılır.
Hiqyat ise harfi harfine hiç eksik yanını bırakılmadan bir konu adınada isim olabiliyor , bunun için Hiqyat ile hikaye veya Çirok anlamları birbirinden ayrı tutulmalıdır.
Eger bir hayvan hikayesi isimlendirilince o zaman Hiqyata heywana denmeli yok eger bir menkıbe isimlendirilirse Hiqyat ile konu neyse o eklenip söylenir .
Hiqyat manā bakımından çok eş anlamlıdır , Hiqyat eden biri hikayeci olurken Hiqyatvan denilir ancak Hiqyatvan bunun yanında Mitolog adınıda çağrıştırdığı gibi Fablcı’da olabiliyor .
Hiqyat irdeleme veya anlatılan konunun genel ismidir , bu bir destan ve kıssa veya menkıbe olabilir ,eger sorsanız neyi anlatıyorsunuz dense, anlatan şu çevaplardan birini verir Hiqyat dıkın = Mevzubahis ediyorum*** Hiqyat kırın = 1 İrdelemek , Deşip anlatmak 2 Hikayeleştirmek , Fabl etmek *** Hiqyata şer = Savaş konusu , Savaş menkıbesi *** Hiqyata heywana =Fabl / Fabi , Hayvan hikayesi *** Hiqyata seraxwe = Başımdan geçenleri , Mazimi *** Hiqyata duh = Dünkü mesele *** Hiqyata me = Durumumuz , Halimiz gibi sarihce anlamları belirgin kılar.
Dikkat ediliçek durum şu olmalı , anlatılan veya kavramada algılanan konunun hangi konu olduğunu iyi bilmeli , bu bilindimi artık konu neyse o konu kendi ismiyle Hiqyat eklenerek kullanılabilinir .


(*) 41
Kürt ata sözleri çoğu hayvancılık üzerinedir dense yeridir , Kürtler milli duygusu çok güçlü bil millettir fakat buna rağmen Devletsiz olduklarıda bir gerçek orası başka bir konu .
Evet kırmızı koyunlar diğer koyunlardan bir birlerine bağlılıkları daha fazla olsa gerek , kürtler bağlılık söz konusu olunca kırmızı koyunu kendi duygu ve bağlılık tamlamasımda kullanırlar ,
diğer halklarda da Koyun gibi bonum öz deyişi şu namāya geliyor , yani canım fada veya uğrunda başın feda anlamlarında kullanılır .

2000 yılı başlarıda yine bu sözlüğün yazıldığı bölgede Van ili bölgesinde bir koca sürü sebebi anlaşılmadan tümü ucurumdan kendilerini atıp intihar etmeleri şaşkınlık yapmıştı .
Bem 1979 da ağrı bölgesinde iken böyle bir çok hadisenin ola gelmesi kırmızı koyunun tabiatında vardır demişlerdi , yani bir kırmızı koyun ölümcül bir durunda ise sürünün ötekileride o ölümcül duruma hiç tereddüt etmeden kendileri dahil ederlermiş .

Örneğin geçe kurt saldırsı olunca kırmızı koyun diğer koyunlara nazaran daha bir birlik içinde hareket ettiklerini çobanlardan dinledim .
Teklike anında koyunlar ayaklarını yere tenpo tutarak vuruşlarında kırmızı koyunun tenposu daha belirgin olduğunu anlatmışlardı .

Birde kırmızı koyunun başka bir sadakat diyebileceğimiz yönü çoban atışmalarında kaval ile tuz verilen sürüyü hiç su içirmeden geçirme yarışmaları olurken yarışanlar sürünün kırmızı koyunlumu yoksa bayaz yani ak koyunlumu olmalı diye koyun türünü belirlediklerinden sonra yarışma başlar imiş .
Sebebi ise kırmızı koyun diğer koyunlara nazaran çobanına daha itaatli olduğu için yarışmayı kazanma olanağı fazla oluşundan dolayı buna dikkat ettiklerini söylemişlerdi .

(*) 42 Kürtçede Yer , Mekān ; Meskem , Mahal , Mevki , Makam gibi olanların adları şunlardır Cı / Cıh , Ci , Cih , Dews , Şûn bunları yereli terine kullanmaya gelince hepsi her yere kullanılmaz .
Örnek 1) Şûn = Birincil derecede insana , yanlız kişilerin bulunduğu Yer Mekān , Mesken ,Mevki , Makam İnsan barınan yer.
Örnek 2) Cı / Cıh = ikincil derecede Yer , Mekān , Mesken , Mevki , Makam hem insan hemde hayvan veya eşya veya vurulan bir yerin alanı için kullanılır
Örnek 3 ) Dews = 1 İz , İz yeri 2 Yer , Mahal Hayvan barınan yer ,üçünçül derecede isede bunu ancak hayvan yeri veya eşya yeri için kullanılır , fakat Mesken , Mekān , Mevki için çok kıt kullanılır .
Örenek 4 ) Ci / Cih = Eş anlamlı haliyle 1 Yatak , Yatılan yer , Yatak yorgan ancak yatak yorgan için kürtçede Nıvin adı kullanılır 2 aynı zamanda Konu , Mesele , Mevzu , Durum anlamlarında da kullanılır *** Wi ciyida = O konuda , O durumda örneğindeki gibi .
Yukarıdaki adları el verdiğince işlevsel yani alıştırmalı yazdım , fakat iş edebiyata gelince çok dikkat edilmesi gereklidir Şûn ima edilmesi gerekli olana Dews ima edilirse yüzeysel bir dil kullanılmış olunur .
Durum bu fakat bu kaideyi güncel konuşmada pek dikkat etmiyenlerden biride malisef benim ancak yazın hayatında olduğu azaman olanca dikkatimi gösteriyorum , çünkü kürt lisanı manāda çok zengin bir lisandır manā demekte insanın doğası demektir .

(*) 43 O ; Kütçede ünlem veya edatlar gelişi güzel kullanılma sonunda eril ve dişil olanlar rast gele kullanıldığı için ,eril olanlar bazen dişi isimlerinde kullanılışı veya dişil olanlar eril isimlerdeki telaffuzu adeta bir bilincsiz yergi veya hiciv edercesine oluşlar gözden kaçmıyor .
Örneğin Bayan ismlerinden bir kacı Eyşe = Ayşe ünlemede Eyşë olamsı gerekirken Eyşo dendiği çok kullanılır .
Eyşe nin e si kısa yani üstünde nokta yoktur ünlemde Eyşë ile farklıdır Eyşë nin ë si e dönüşerek kullanılınca ünlemde ikincil durumda kalır , şunuda hatırda tutmalıyız ünlemlerde kendi içinde birincil veya ikincil anlamlı halleri vardır.
Bu eril son takısı O kürt kadınına ancak erce , kahramanca bir iş başarmışsa o zaman mecazen atfedilip kullanılır .
Veya erkeksi bir kadına son takı ekinde kullanılır Fato yerine Fatë *** Zeyno yerine Zeynë *** Keço yerine Keçë kulanılması doğrudur .
Bu durum neden düzenli değil manā farklılığı sürmüş veya sürdürülmüşün sebebi ise kürtçenin eğitim dili olmasındaki eksikliğin sonucu edatlar , zamirler , eril ünlemler , dişil ünlemler gelişi güzel
kullanılışı sonucu nerdeyse dilin tabi , doğası gibi anlaşılır duruma getirmiş durumu .
O ünlem haliyle erkek ismlerinde şöyle bir kaç örnek gösterilebilinir Mıho = Mahmut veya Muhammed *** Xalo = Dayıı annenin erkek kardeşi *** Reşo = 1 Raşit 2 Karalı veya kara takma lakap *** Bavo = Baba bu örnekler ünlem halindeydi , ünlem halindeki isimlerin sonlarındaki O takısı kullanılmadan telaffuz edilirse ünlemsiz olur .


(*) 44 Tırane
ve Tınaz vede Qelf ; Bu her üç kelime eş anlamlıdır fakat biri diğerinden biraz fazla dozludur yani manen daha ağır ifade taşır .
Tırane daha çok Alay konusu olana Tınaz ise da Alay konusu fakat Tırane den biraz daha hafif aşağılıcı ifade içeriklidir .

Örnek ; Ağız körlemek veye yenilemek ile Küfür nasıl bir birinden daha farklı bir manāsı varsa Tırane ile tınazın da aynı örnekteki gibi farklılıkarı var yerine göre Tırane biraz ağır ifadelidir .
Ağız körlemek veya yenilemek Qelf ile ilgilidir Qelf küçük çaplı alay ve eğlenme , iğneleyici söz ve ifdenin başka bir biçimidir .
Bu kelimeler kişiler kişilerle gülmek eğlenmek

için yaparken aslında gülme için şaka yani Henek veya Laqırdi yapılması gerek oysa tek tafaflı bir gülüç dürüm sergilerken Henek veya laqırdi değilde ya tırane veya tınaz yada Qelf Türkçe karşılığı olan Hiciv , Alay , Satīr , Heccavın yaptığı yerğiler için kullanılır .

(*) 45 Rë
; Yol demektir Ancak cümle kurgularında gah gahta Ri olabiliyor , ilk şık ikinci şıklar da yani ile Ri de kullanılması yaygındır .
Bu durum yanlız cümle kugularında olan durumdur , tek başına veya Ri yanlış anlaşılmalara yol açabilir örneğin Ri = Sıçtı veya kakasını yaptı gibi anlaşılmalara sebep olabilir , fakat cümle kurgularında örmeğin Riyamı derbazwe eze varem = Yolum geçerse geleçeğim *** Ser riyamısekıniye / Ser rıyamı sekıniye = Yolumun üstünde durmuş Örneklerideki gibi cümleler kurar iken Ri veya Yol anlamında olan yani yerinde kullanılır .
Başka bir durumda sözcüğününde cümlekurgularında Ri gibi kullanıldıgı vardır örnek ; Rû = 1 Sima , Yüz , Çehre 2 Kıyısı , Kenarı 3 Sakalgibi anlamlar verir .

sözcüğünü hızlı konuşan Kürtler de Ri gibi telaffuzunu ancak aynı ölcüde hızlı anlayanlar Ri hangi manāda kullanılıyoroluşu bilebiliyorlar .
Bir kaç örnek vermekte fayda var sanıyorum örnek; Rûyatera yerine Riyatera Yani ilk anlamı senin yüzünden veya senin sayenden ikinci anlamı yolunda senin yoluında gibi anlaşılmalara yatkındır nün telaffuzdaki Ri hali .

 

Çım , Këlek , Tehël , Rû , Reh / Rex Bu beş sözcükler hepsi kenar , kıyı , yan , taraf gibi anlamlar için kullanılır , ancak tutulabilen bir şeyin kıyısı ile tutulamayan şeyin kıyısı söz konusu olunca sözcük kullanımında özen gerek , hatta zorunlu olarak gereken sözcüğü kullanmak gerek , Sahilde anlam bakımında kenar demektir , ancak sahil el ile tutulup taşınan bir şey değildir .
El ile tutulup taşınan bir şey ise onun kenarına Çım demek gerek fakat bazı yörelerde Këlek te deniliyor .
sözcüğü eş anlamlıdır , bir şeyin yüzüne örneğin Dünya yüzüne , Gök yüzüne de asıl kast edilenin ismi eklenerek kullanılan bir sözcüktür , bir de bir şeyin kıyısına , yanı başına da kullanılır *** Rû malë = Ev kenarı , Ev kıyısı örneğinde olduğu gibi de kulllanılır.
Wë rûyi = Ote taraf , Karşı taraf , Öte yüzü , Öteki yanı gibi kullanılırken kast edilen şeye dikkat etmeli el ile tutulup taşınabilinirliği varmı ? Örneğin Gök yüzü vardır gürülür fakat tutulmaz , yer yüzüde , deniz yüzüde bu gibi sözcük kurgularında kast edilene uyarlanarak kullanılabilinir .
çok az kıyı veya kenar anlamında kullanılır , fakat Cephe , Faca gibi sözcükler için kullanmaya yatkındır , Wë rûyi = Karşı taraf , Karşı yaka *** Vi rûyi (syn) = 1 Bu yüzü 2 Bu tarafı , Bı yakası

eş anlam bakımından çokluğu gözlenir mecazen Ar , namus , şeref , haya gibi anlamlarda da kullanılır *** Bë rûti = Arsızlık ,Yüzsüzlük , Şerefsizlik örneğinde olduğu gibi , hem kenar veya kıyı için kullanılsada bir cismin yüzü , dış kısmı içinde kullanılır .
Örneğin Rûya behrë = Denizin yüzü *** Rûya dınë = Dünya yüzü veya Dünyanın yüzü ifadelerinde sıkca kullanılır .
Kenar , Kıyı anlamı için sözcük kullanılırken yukarıdaki izahatı üşenmeden bir kez daha okuyun , çünkü bir çarşafın yüzü olduğu gibi kenarıda vardır burda çarşafın yüzü ismini alırken kenarı veya kıyısına këlek veya çım denilir .
Fakat kişi kendi kıyısına veya kenarına Rû mı = Kenarım , Kıyım diye lafzını kullanabiliyoruz , Rûya mı = 1 Yüzüm , Sımam , Çehrem 2 Sayem






(*) 46 Bû ile wû ; Kürtçede cümle kugularına önemle dikkat etmelisiniz , bazen p veya b nasıl birbirlerinin yerlerini dolduruyorsa cümle kurgularında tıpkı b ile w Bû = Oldu *** Wû = İdi , Burada oldu ile idi hernekadar fiilde yapılmış şeylersede İdi manā açısından hazırda olmuş bitmiş bir şeyi ifade içindir , Oldu ise anlık zamanda fiilin durumudur .
Fakat her ikiside ifa olunmuş şeylerdir ilecümle kurgusunda değilde bazı istisnai hallerde olarak yazılır ve telaffuz edilir .
Örneklemek gerek ; Dıçûbû yerine Dıçûwû veya Kë bû yerine Kë wû kullanılmasında sakınca yoktur her ikiside geçerlidir ancak yinede biri diğeri gibi zaman ve mekān alanı farklıdır .
Kë bû ? = Kim oldu ? *** Kë wû =Kim idi ? idi telaffuzu için zorunlu olur .
Başka örnekler ; Dızek bû = Hırsız oldu *** Dızek wû = Hırsız idi
bu durumda biri oldu ifadeli diğeri ise idi ifadeli olduğu için farklılığı açıkca belirgin oluyor .
Bavete wû = Baban idi *** Bavete bû = Baban oldu .
Bedewek bû = Bir güzel oldu *** Bedewek wû = Bir güzel idi , Bu örneklerde yine yukarıda tarif edilen durum gibidir .
edat işlemindedir , türkçede dı , di , du , dü , tı , ti gibileridir .
Kürtçede yazılışta ile telaffuzda ola gelen bazı nūanslar kürt dilinin en güzel durumudur .
Nūanslar bir dilin mükemmel manā zenginliğidir , Ben bunu yanlız iyi tanıdığım kürtçe için dedim isede her dil içinde öyledir sanıyorum .
Başka bir önekle sonuçladırmak gerek Kijan wû = Hangisi idi *** Kijan bû = Hangisi oldu .
İşte doğrusu böyledir , ancak her ikisinide birbirinin yerine kullanılmasında güncel sıradan konuşmalarda hiç bir sakıncası yoktur , fakat dil bilgisi kuralları söz konusu ise o hālde yukarıdaki izah ettiğim gibidir durum .

(*) 47 kırın
, dın , dan , ın ; bûyin ; Bu fiiller ve fiil kökleri tümü türkçedeki mak , mek ile ilgilidir , yani yapmak , etmek , almak , konuşmak örneklerindeki son eklerin kürtçedeki karşılığıdır . fiil kökleri kendi başına okununca ne anlam verdiğini bilmediğimiz için onlarafiil kök edat demek doğru olur , yani fiil kök edatı ile ele alıyoruz *** Kırın = bellidir Yapmak , Etmek fiilidir , sözcük sonlarında eklenp yani ardeklenerek kullanılır , mak , mek ifadelerini belirler .
Ancak dın , ınbeli bir ifadede değil onların ne olduğınu , neyi kast ettiğini bilmiyoruz o hālde onlara hep fiil kökleri deyeceğiz .
dan belli yanları var, kürtçede üç tane var biri öğün veya vakit ile ilğilidir , ikincisi vermek veya almak örnekleri şunlar Hıldan = Almak ve dan = Veriş , Verme .
Xeberdan [syn] = 1 Konuşmak , Lafzeylemek 2 Haber vermek
Avdan = Sulamak su verme işini yapmak
Üçüncüsüde tıpkı ikincideki gibi fiil ediniminde kulansada geçişli ve ya geçişsiz zamnada kırın fiilinde veya bûyin fiillerinedeki gibi fonsiyonları vardır .
El verdiğince örneklerle izahat verilecek fakat bu izahatlar yetersiz görülürse ve isteklerde olursa umarın başka izah biçimi ile yanıtlamaya çalışacağım .
Yüksek dil bilgisi kuralları toplumda binde bir veya on binde bir bilen var, ben on binde bir olanların işini kolaylaştırmak için izahatları şimdilik vermiyorum kürtçe gibi dil tarihinde ençok yasaklarla bu güne gelişi ve bırakın yabancıyı bilakis çoğuluktaki kürt olanlar bile kendi diline bīgānedir , bunun için sarih ve kolay anlaşılır yöntemi zorunludur .
dın = İki anlamda kullanılır birinci anlamı sözcük sonlarına eklenip öteki , başka , farklı veya ayrı birşeyin benzerini ayırnak için kullanılır , işaret edatıdır .
İkinci anlamı kırın fiilindeki gibi sözcük sonlarına eklenip yapmak , etmek , mak , mek ifadeleri içindir .
Ancak kırın fiilinden farklı yanı bûyin / bûn = Olma , Oluş gibi hāllerde dın tıpkı bûyin /bûn işlevindedir :

Örnek ; Hëvotın = Buyurmak , Emirlemek gibi olurken ınhem kırın hemde bûyin fiilden mütevellid büzgünleşip yanlız ın hāli ile kullanılır .
Hëvondın = Buyruklaşmak , Emirleşmek gibi olurkende aynı durum gözlenir .
Domandın = Sürdürmek , Tekrarlamak durumlarında etmek , yapmak fiili vardır kırın fiil işlevindeki gibi dın kullansada bir sakıncası yok sanıyorum .
Örnek ; Domandın değilde Domkırın kullanılabilinir biri diğeri yerini alır , fakat kırın değilde dın son ekli ile olunca daha renkli kürtçe meydana çıkarılır .
Donbûyin = Tekrarlanış , Sürdürüş *** Domandın = 1 Tekrarlamak , Sürdürmek 2 Terekrarlanış , Sürdürüş olurken görüldüğü gibi dın ile bûyin eş anlamda kendilerini belirler .

Örnek ; Sotın = Kavurmak , Alazlamak
Sotandın = Kavurlanmak , Alazlanmak telaffuzunda kırın fiili yani etmek , yapmak var fakat kırın sözcüğü değilde dın veya büzgün hāl ile ın kullanılır .
Sotbûyin / Sotbûn =
Alazlı olma , kavurganlı olma veya Kavurlanış , Alazlanış örneğinde yine mak , mek vardır , fakak geçişli bir mak ve mek’tir
Rûnıştın = Otormak
Rûnandın = Oturuşmak , Oturuşlanmak
Gotın = Söylemek , Demek
Gotandın = Söylenmek , Kendi kendine konuşmak
bu örneklerdede etmek , yapmak , mak , mek fiili eylen durumundadır , telaffuzda kırın değilde ya dın veya büzgün hāile ın kullanılmıştır yani kullanılır .
Fiil kökü ın çok sık kullanılır buda şu sonucu ortaya çıkarır ın hem kırın , hem dın , hem tın hemde bûyin den mütevvellid çıkıp gelen bir durumdadır .
bûyin olamak , oluş gibi anallar için kulanılırken kendi hālini sözcük kurgulrında başak harflerede terk ettiğide olabiliyor .
örnek ; Tu bıwi çivıkji destamı nakari bıfılti = Sen kuş olsanda elimden kurtulamasın *** Tu bıwe kıriv = Sen ol kirve Bu gibi sözcük kurgulrında bûyin / bûn olduğu gibi bûyin veya bûn hāliyle değilde geçer kullanımda , aslında kürtçede ile , dair anlamlarındadadır tek başına

(*) 48 Xwe ;Türkçede uzun okunan Hū desemde H türkçedeki okunuşundaki hāline nazaran biraz daha geniz içine inilip hançeresinin alt kısmını büzerek lafızlanıp söylenir .
Eş anlamlıdır hem kişinin kendisi için hemde kişinin kendi dışındaki biri için kullanılır, Xwe kim için söylendiğini ancak yardımcı imler veya işaretler kullanılma ile sarih kılınır yani ima ve im gereklidir .
Xwe üç biçimde kullanılır , biri kişinin kendisi ikincisi kişinin kendi dışındaki bir kişi içinde kullanılmaya yatkındır , üçüncüsü tıpkı ikincisi gibi başka kişi için kullanırken kendiliğinden başka bir biçinde daha hissedilir .
Örnek ; Zaten veya bilakis veya tabi anlamlarını kendi dışındaki birine yakıştırırken hem kişinin kendisini hemde kişin hāl ve durumunu bir arada telaffuz edilir.
Eş anlamlıları şunlar ; Xwe xwe = 1 Kendi kendime 2 Kendi kendisine , tercümesine iyi ve dikkatle bakılınca KENDİ lafızı her iki kişi içinde türkçede bile bulunur ve kullanılır .
Xwe = Re'sen Anlam bakımından hem birinci kişi için hende ikinci kişi içindir , yani Re'sen kendi başına , başka kişilerden ayrı kendi reyi ile kendi düşüncesi ile bireyin fiilinde geçen kişinin adıdır , bu bende olabilirim sende olabilirsin .
Fāil veya āmil hāllerinde kullanılan bir laf olduğu için durum hem birinci hemde ikinci kişide aynı biçinde ifadelenir .

Ancak yukarıda da belirtiğim gibi im veya ima veya işaretler ile Xwe hangisine , kime söyleniyorda gereklidir .
Ben Sümerolog değilim fakat sümer dilindede benzer hāllerin sıklığını dile getiren Sümerologların eserlerinde tıpkı kürtçedeki Xwe örneğindeki gibi ayrı kişilere aynı ismi aynı sözcüğü kullanma durum benzerliklerinin varlığını okudum .

Başka örneklerle durumu daha belirgin kılmak gerekirse şöyle örnekler sıralanabilinir .
Mı xwe çevaxweva dit = Ben kendim kendi gözüm ile gördüm *** Ez xwe çıma nızanım ? = Ben kendimi sanki bilmiyormuyum ? *** Xwe hat mera got = Kendisi geldi bize söyledi *** Xwe xwe xwekır / Ew xwe xwe xwekır = Kendi kendisine etti / O kendi kendisine etti *** Xwe xwe xwekır / Mı xwe xwe xwekır = Kendi kendime ettim / Ben kendi kendime ettim *** Ew xweji zane = O kendisidebiliyor*** Xweberë = Boşu boşuna , Nāfile , Hiç yoktan bu örnekler kafidir sanıyorum son örnek Xweberë her iki kişinin hāl ve durumundaki kifayetsizliğini aynı eş anlamda olduğuda dile getirir , çünkü xwe bilşik sözcük hālinde Xweberë kim için telaffuz edildiği belli değil , Şayet şöyle denseydi Mı xweberë tera ne got = Ben boşu boşuna sana söylemedim .
Veya Ew xweberë çû = O boşuna gitti *** Eva xeberë dıxwene = Bu boşuna okuyor, telafuz durumundaki durumxwe kendi için kulanılmıştır , kendi belirteçi ise hem kişi kendi için hemde bir başkası içinde kendi lafzını serbesce kullanabiliyor .
Xwe Mütealli kılınıp taaluk edip münasebetli duruma getirdikten sonra yani Alākada asıl xwe kime söylendiğini yardıncı in veya imalarla hatta kürtçede sıkca mimik ve işaretlere bile bu gibi hāllerde baş vurularak sarih kılınır .

(*) 49 Bı , Jı , Lı ; Bu üç edatın yani ön eklerde kullanılan belirteçlerin her üçününde İle, Dair , Āit bağ lafzının bir oluşu ve yeri gelincede birbirlerinden ayrı anlamlarda ayrı kelime kurgularında veya fiil ifadelerinde birlitelikleri vardır .
Ortaçlı durunda ;
Lıkıri = Yapan
Lıditi = Görem

Bu gibi sıfatsal bileşikli bir mısra veya dizideyken sıfatsallığını bazen korur bazende ortaç görevinde bulunur .
Örnek ;
1 ) Beran , beranëva çawa zor lı hevdıkır ? =
Koç , koçla bir birlerine nasıl zor ediyordu ?
2 ) Çıma ez ne lı ditiwum = Neden ben gören değilmiydim ?
3 ) Zanım tuwi lıkıri ! = Biliyorum eden sendim !
4 ) Ez hetta hatına tu lıve! = Ben gelene kadar sen onla ol , Ben gelene kadar sen ona dikka et !
5 ) De lı yë bınerë = Artık bakacak
Bu örneklerde önerme vardır .
Ortaçlar Terimsel açıdan Ekiyle türemiş ortaçlar , Sıfat eylem ortaç , Yapılı ortaçlar , Belirtme ortaçları gibi ortaçlar bulunur .
Lë = Eş anlamlı bir ön ek olduğu gibi ortaç durumlarda da tıpkı işlevindedir Lë 3 sölük kısmına bakılmasında fayda vardır .
Örnek ; Em lëne we bızewicinın ! = Biz sizi evlendirmek istiyoruz ! Bu önermede tümleç durumundadır .
İle veya ileli durumuda iyi kavranması içinde Bı , Jı , Lı ön eklerin nerde nasıl ve hangi durumlarda ile işlevini üstleniyor onlarında izahatları şöyledir .
Tabi örnekler olmadan bu durum anlaşılmaz
Örnekler ;
1 ) Bı serva = Üstü ile .Üstünden
2 ) Jı serva =
Üstinden , Üstten
3 ) Lı serva =
Üstünden , Üstü ile
den eki ilelidir yani birliğinde , beraberinde için kullanılmıştır .
Kürtçe konuşanlardan azımsanmıyacak kadarı bazen ön ekleri kullanmadan konuşma alışkanlışı yanında birde Kürtçenin eğitim dili yoksunluğu o dilin gelişip iyi kavranması alanı olmayışı ve ayrıça farklı lehçelerinde farklı ön ekler kullanması zaman , zaman Kürtçenin kurmancisinin kendi içindeki yöre ağızlarıda hesaba katılırsa birlikten yoksun bir dil manzarasını görürüz .
Her nekadar bir ikilen varsada neticede ifadenin anlaşılır oluşu kendi yöresi için kafi sayılır , fakat çoğunluk izah ettiğin biçimde dili kullanır başka örnekler ; va ileli durumu sergilesede ileli durundan ve mahrun değildir .
1 ) Lı mıva = Bende , Benle, Ben ile
2 ) Bı mıva =
Benden ; Benle , Ben ile
3 ) Jı mıva
= Benden , Benle , Ben ile
Bu örnekler birliktelik içindedir , ancak mekān , zaman , durum , hāl ifadelerinde dairlik veya ilelik bir durum arz edince her üçü aynı amaçla aynı gaye ile aynı ifadeler için kullanılmaz , nedeni ise edebiyatın gereği buna izin vermez .
Şu örnekte bize yardımcı olabilir Mı wu = Ben idim *** Evarwu = Akşam idi *** Bızınetewu = Keçim idi , Türkçede idi anlamı ile anlamınadır fakat ile değildir .
1 ) Jı dûre = Uzağında , Uzakta
2 ) Lı dûre =
Uzağında , Uzakta
Uygunca telaffuz edilebiliniyor , fakat aynı amaç için Bı dûre denilirse uygun bir deme değildir.
Bı dûre = Uzak ile , Uzakla anlam verirsede yinedeön eki öylesi bir mekān alanında kullanılması uygun değildir veya öylesi durumlarda uygun olduğu için kullanılmasını izin vermez ve farklı anlaşılmalar meydana getirmemesi için böylece mekān alanından fazla bir fonksiyona sahip olduğunu kavramış oluyoruz .
Dilimiz tıpkı bir organın bittiği yerde diğer organın varlığı nasıl ise yani bir birlerine bitiştikleri yerde nasıl bir benzerlik içindeyse aynı şekilde ise fakat fonksiyonları bir ölnçüden sonra ayrı , ayrı oluşu nasılsa kürtçenin eş amlamlılarıda o gibidir .
Bir kaç sarih örnek daha sunmalıyım Pë = İki almanda kullanılır , birincisi ayak , yani bedenimizin yükünü çeken o degerli organımız ikincisi ile , beraberinde , ilişiğinde gibi anlamları vardır tıpkı veyaişini ileli görür ama her yerde değil başka bir örnek Va = Eş analmlıdır tek başına bu , bukişi için kulanılırken eger son ekte örneğin Pëva = Birlikte , Beraberinde oluşuna bakılınca sözcükteki ileli durumu hem hende va birlikte sürdürmüştür .
Lı mıva =
Ben ile , Benle durumunda ileli hālini terk etmiş ile görevini va üstlenmiştir .
Ön ekli konuşma kullanımı ile Kürtçe konuşmak zihnin ufkunu genişletir , tabi kürtçeye yeni başlayanlar için Almancadaki die ,der ,das nasıl önemli ise gremerli kürtçe içinde ön veya son ekleri kullanmak önemlidir .
Ancak böyle gramerli olursa kürtçeden konuşma zevki alınır inanacındayım .

(*) 50 wu / wû
ve mı , yi , me gibi edatlar soru edatı adlandırması kendi tercihimdir , Kürtçede aslında soru edatı Çı , He gibileridir .
Fakat eş anlamlı hālde olanlarda vardır örnekler ;
Kafırwu = 1
Kafirdi 2 Kafirmiydi ?
Bavetewu = 1
Babandı 2 Babanmıydı?
Ne usawu = 1 Öyle değildi 2 Öyle değilmiydi ?
Xerwu =1
Hayırdı 2 Hayırmıydı ?
Dızwu = 1
Hırsızdı 2 Hırsızmıydı ?
Gotıwu = 1
Demiş idi 2 Demişmiydi ?
Dıxebıti = 1
Çalışıyordu 2 Çalışıyormuydu ?
Bu örneklerin iknci hāli soru imlidir , im veya ima sarih yazımda yoktur fakat hāl dilinde vardır .
Bëjımë ? = Söyleyeyimmi ? Kürtçenin veya ë si soru imidir veya imgesidir .
Sala derbazbûyi = Geçen yıl
fakat , şayet vurgu alırsa ikinci anlamda yine soru imi alır buda demektirki Geçen yılmı
Peki vurgu nasıl analiılır veya nasıl anlarız sorusuna çevap ; Vurgu iki hālde yapılır emāresi şudur
1Sala derdazbûyî Bu örnekte ısrarla üzerinde durduğum kürtçede iki var dememein kastı burdada kendini beli etmiştir uzun okunan bu î ile vurgu yapılırsa soru imi alır .
2 Sala derbazbûyi
Bu örnekte sonda vurgu yok , ancak hāl dilinde emāresi vardır .
Sözlükte bu soru imli edatların hepsini yazmıyacağım , nedeni ise Dil bilgisinde söz sahibi olanlarda bana hak verir sanıyorum .
Çünkü bazen konuşan kişinin vurguları yukarıdaki örnekler gibidir , onu anlamak için konuşma akışındaki hāllerdeki telaffuzcu ile dinleyennin his , hissetme , anlakgibi fehmiyat ölçüsündeki algılanışlarla , sezişlerle vurguyu anlar , zaten kürtçede mimiklerde bir tür im , ima , imge değilmidir .
Örnek ; Zûriyamı = İşkencem ancak imalı vurgulu ses tonudaki denişiklik mimiklerde devrede olunca ikinci anlamı verir ona şu amlandadır İşkencemmi ? yani sorucunun sorusuna karşı imli bir çıkışla fakat im yazımda değilde hāl dilindedir .
Kürtçeden iyi anlamanın bir yoluda Hāl dili yani mimiklere ses tonunda aynı ifade içinde geçen telaffuzdakilere denişiklik getirilmiş ise eş anlmlı kullanılış bir durun var demektir .
Sözlük kapsamında alfabetik dizgide bir kaç örnek dışında ısrala üzerinde durulmadan yanlız bu açıklamalar ile yetinip noktalıyorum .
Not : Zûri diğer diyelektlerde işkence değilde sülük kan emici solucan demektir .

(*) 51 Tax , Tûş , Rë 2 ; Rota ile ilgili oldukları yazılıdır , Rota neticede yol demektir .
Fakat yol içinde olana göre birde yol dışında rotaya bakıp isim veren başkadır , Kürtçede dışta olan , karşımızda bulunanlara şu isimler verilir Tax , Tûş , Rë , Teref , Ali / Yali gibileri sayılabilinir , eger rota içinde olan biri kendini ifade edrse ismini kullanmak zorundadır , fakat rotaya dıştan yani yerden havaya bakan için demek uygun değildir , çünkü o yol onun dışında ondan , aynı mekānda değildir bītaraftır .

Bītraraf olan yani ifade edenin karşısında bulunana isim verilirken bu konu dilbilgsiyle ele alınıp değerlendirilirse işaret sözcüğü kullanılır .

Fakat işeret sözcüğü kullanılan alan içindeki için işaret ifadesi kalkar o zamanda dıştaki ifadede olan rota karşılığı Tûş , Tax , Ali /Yali yerine ifadesi kullanması doğrudur .
Kürtçede bu gibi pek çok kelimeler var tekrarla zaman , mekān , koşul ve edebiyat gibi farklılıkları göz önünde bulundurunca ifade tarzları kişiden kişiye denişir . tıpkı rota ifadesinde olduğu gibi

(*) 52 Xwedë / Xweda = Veren , Kendinden veren , vasıtasız veren , hem yaratan hemde yarattığını veren , ihsan eden yani Rahman , Zātullah demektir .
Aynı zamanda özünden var kılan anlamlarından yola çıkarak Xwe 3 Öz , Benlik , Kişinin kendi kendisi olduğu için nefs anlamında da telaffuzda geçer .
Felesede özdek , özdekcilik , var oluşumculuk , özdevinim gibi olanlar tümü Xwe ile ilgilidir , tabi bileşik sözcükler kullanılarak ifade ve izah edilebilinir .
Özdekci ilk düşünürler Milet veya Efeste ortaya çıkmıştır , özdeğin yani hayatı ve var olan herşeyin maddesi su denmiş , fakat ilk çağlardan başlıyarak her düşünür özdeğin farklı farklı şeyler olduğunu ileri sürüp taki atomların varlığına kadar düşünülmüştür .
İslam düşünürleri töz üzerinde durmuşlar fakat töz tanımlanırken o gözle görünemiyecek kadar içerik bir şeydir demişler .
Avrupalı Filozoflarda farklı farklı düşünceler üretmişler taki monat denilen bir etkendir her şeyin var oluşun sebep , densede ileri sürdükleri fikirlerin cisim yani bir madde olduğunuda kanıtlayamamışlar .
Yakın ve uzak doğulı Düşünürlerde başka ismlerle Tanınır , onlar özdek yerine iksir diye bir etkenin varlığına inanmışlarsada oda bulunup tespit edilememiş , belki burda simya ilmi ile uğraşanlarında dolaylı isminden söz edilebilinirsede yine mevhumatlardan söz ediledurulmuş bu güne kadar.
Velhasıl , hulāsa özdek bir sanılar düşüncesinde kalıp üstü örtükte olsa mānevi bir güçün etkisinden söz eder gibi düşünceler sergilemişler .
Kürtçede zaten Monat veya Almancada geçen Moment = Lahza sözü vardırdır , ancak monat sözünü Ninem ve Annem çoğu kez biraz sabır etmek biraz beklemek anlamında kullanırlardı ,
her iki hālikārda Kürtçede Monat = lahza , an , kısa an anlamındadır , zaten Avrupalı düşünürler monatı lahza zeya çok hızlı geçen bir etkenin varlığını kast edercesine o şeyin töz yani özdek olduğunu gözlede görülemiyecek kadar içerik bir şeydir demişler .
Ancak monat ile xwe hangisi özdek için daha uygun olabilir düşüncemde ben Xwe daha uygun sandım , çünkü kendi kendine olan başka bir etkenden ( terim açısından ) etkilenmeden kendi başına olagelen anlamlarla özdek dile getirilir .
Örnek ; Otamatik kendi kendine işlev yapan veya bilgisayar gibi kendi kendine işlem yapanlar hepsi Xwe bileşik sözcükle dile getirilir , çünkü kendi kendine yapılan bir şey veya kendi kendisi yapana kürtçede Xwe bı xwe şeklinde adlandırılır .
Xwebûyin / Xwebûn = Kendi kendine oluş , Kendiliğince olan ve otamatik veya otamatikman isimleri ile eş anlamlıdır .
Otamatiğe , Otamatik denilişin sebebi o aygıtların kendi kendine olan fonksiyonundan ötürü denmiştir , Elbvette bu başkaları için yeni bir sözcük gibi gelebilir , fakat durum orta yerde açık ve nettir .
Kürtçede yat ve yet son ekleri kelime sonlarında kullanılınca o kelimeyi akademik anlamlar verir veya van son ekide sıfat türetmeye yarar iken erbap ve kariyer isimleride belirginleştirken bunu kullananlar ise kıttır .
Bir örnek daha ; Xwexwebûniyat = Mānası kendi kendiliğince olup bitenleri gözlemle veya bilgice nedenselliklerini inceleyen ilmi bir izlenimi ve anlamı çağrıştırır ,
O hālde bu bileşik sözcük felsefede Zātülharekiye veya Müteharrikiyet kendi kendine hareket eden cisimleri inceleyem ilim dalı veya felsefi görüş ile pekişir hāldedir .
Felsefede denilince ortak bir terimsel uyum yokyur farkı farklı terimlerin içinde olduklarını gölüyoruz , bu gibi pek çok düşünürler bile aynı konuda aynı isimleri kullanmadıkları gözleniyor , bence sebebi farklı dillerden farklı düşünürlerin kendi lisanlarını felsefeye taşıdıkları için çevirim noksanlığı gibi tercümelerde ortak bir çizgide aynı adı kullanmadıklarının sebebi ortadadır .
Veya kendi ana lisanları buna elverişili olmadığı için felsefede bu gibi isimlerde bir ikilen sürer gider , oysa kürtçede hem morfolojik ve biçimbilimle uyumludur bu izahatlar .
Kürtçede tıpa tıp aynıdır izahların çıkış noktası sağlıklıdır , çünkü Xweda / Xwedë = Kendi kendine o herşeydir o özdevimdede , olguculuktada tarim açısından tıpkı Xwe =Kendi , Zāt , Re 'sen , Benlik , Öz , İçsel gibi veya iç güdüsel gibi kendi kendine anlamlarını bileşik sözcüklerle kullanılmada uyum vardır .
Kürtçeyi yine kürtçe ile yenilemek , geliştirmek bize he hepimize düşüyor .
yat ve yet son ekleri kürtçe olmasına rağmen veya van son sıfatsal ek olnasına rağmen terkedilmişcesine kürtçe kullanılıyor , bu doğru değildir , yanlıştır , Serhat kürtleri başta olamak kaydı ile kuzeyli kürtler ve kafkasyalı kürtler pek hālā yukarıda izah ettiğim gibi yat ile yet veya van sonekleri sıkca kullanırlar .
Dikkat !..
Xwe eş anlamlıdır Xwe hem kişi kedi için hemde bir başkası için kullanılır , bāriz bir kaç örnek ; Ez xwe xwe xwe =Ben kendi kendim *** Tu xwe xwe xwe = Sen kendi kendin *** Ez xwe xwe xwera = Ben kendi kendime **** Tu xwe xwe xwera = Sen kendi kendine .
Bu örnekler gösteriyorki bazen üç kez üst üste Xweyan yana kullanılışı vardır xwe bu üst üste xwe kullanımlarında ekseriyetle kişiler kendi kedilerini aynı anda ifadede ederken farklı sıfatlarını dile getirirlerken Tu ile birlikte xwe , Ez ile birlikte xwe ikinci kendiliğinin adı olarak xwe telaffuz edilir.



(*) 53 dang / dank
Bu ardekler yani son ekleri kullanma alışkanlığına ağırlık verin , fakat nerede hangi sözcük için olduğunuda bilmek gerek .
Ben örnekleri sıralarken bu örnekler kendimden değil konuşulan kürtçeden seçilmiş olanlardır .
Ben yanlız Bilgi sayar yani kompüter için tercihimi kullandım fakat şu örnekler konuşulan kürtçedir .
Derdank = Eşya konulmaya yarıyan el eşyası

Sepet , file , torba , kasa bunlara hepsine birden ortak isim olarak Derdank veya Derdang olarak isim verilir .
Soldank = Ayakkabılık , Kundura konulan raf
Fınddang / Şımadank = Şamdan , Mumluk içine mum konuluk dik durmasınını sağlıyan eşya
Qelemdank = Kalemlik , Kalem konulan eşya
Yani bir eşyaya eşya olabilen ikinci bir eşya için hangi eşyaya söylenecekse dang veya dank son eki eklenip telaffuz edilir.
Bu kürtçenin yapısında vardır , isterseniz yeni bir eşya hiç kürtçede ismi yoksada o yeni şeye eger eşya ise ve bir eşya için muhafaza işinide görüyorsa veya bir eşya için muhafazalık eden ikin bie eşyanın ismine ikinci bir isim verir dang veya dank. Mānen bir şey için olanada dank veya dang son ekşi kullanılıp isimlendirilir .

Örnek ; Cındank = Cinlik , Cin içine konulduğuna inanılan şişe veya benzer büyücü kapanı .

Ruhdank = İçine ruh konulduğuna inanılan kapalı eşya , büyücülerin ruh kapattıkları kap

Dûdank = Dumanlık , Buhurdanlık veya arıcıların kullandıkları tüskü
Bu örnekler bāriz örneklerdir , yeni değildir vardır , kullanılan sözcüklerdir , fakat Ben kendiliğimden Kompüter yani Bilgi sayar için o bir hāfıza konulan cıhaz olduğu için olsa , olsa onun ismi kürtçede ya Hışdank veya Mëjidank olabilir başka bir karşılığı yoktur sanıyorum .
Şayet otomat ,veya otamatik olsaydı o zaman Xwexwedak demek uygun olurdu , zaten hālā sokaktaki İnsan otomattan bir şey alacağı zaman . otomata atılan jeton veya para sonrasında yanındaki arkadaşına şöyle diyen rağbettedir ; Bısekine xwexwedıre = Bekle kendi kendine veriyor .
dank veya dang son ekleri kulanma alnını kullanılacak yerleri böylece tanımış oluyoruz bu eksende yeni sözcük gerektiğinde morfolojik anlayışı biçem kaidesini yani Şekliyat = Şıkliyat gözetmeliyiz , bu tavsiyen Dil için çalışma içinde olanlaradır .

(*) 54 ıstan ;
Son ek , Kelime sonlarına gelince o kelimeyi genel anlamnı verir , İçerik olarak çoğudur .
ıstan ; Sözcüklerde (adj) ile sınırlı değildir , yer , mekān , Ülke , bitki , coğrafi gibi her alnının bir şeylerin ortak alanı anlaını kazandırmak için kullanılır .
Örnekler ;
Darıntan = Orman , Ormanklık
Çiyaıstan =
DağlıkDağı bol olan coğrafaya
Kurdıstan =
Kürdistan , Kürtlerin yaşadığıcoğrafya
Çivikıstan =
Kuşluk , Kuş cenneti , Kuşların çokyaşadığı alan , Avlak
Gorıstan =
Mezarlık
Gulıstan = 1
Bayan isni , Çok güllü bayan anlamında 2 Park , Kültür parkı
Bunun yanında birde mecazen bir şeylerin çokluğu içinde kullanılır.
Örnek ;
Derdıstan =
(mz) Dertlilik , Birinin hep dertli olma hāli
Xalıstan = Beni çok olan ten veya çillilik , ak benlilik
Dılıstan = (mz)Bol gönüllü , Sevgi dolu İnsan , Aşk dolu kişi
Şekırıstan = (mz) Şekeristan , Şeker gibi kişi veya hoş çekici yer
Bu gibi örneklerle ıstan son eklerde kullanılır , bu yazılan örneklerle sınırlı değildir , sizde mecazen bir şeyler için onu kullanabilirsiniz fakat ātıftaki şeyler bol ise çok ise o zaman isabetli olunur .

(*) 55 Tepûş
Kürtçede Tahminen veya yordam anlamındadır , Tahminden kastım eger bir kişi karanlıkta el yordamı ile bir şeyi arıyorsa o kişi yordamlı el melekesi ile onu yapar yani bir tahmin içindedir .
Birde birilerine bir işin düşme olasallığı durumunada tepûş sözcüklenerek kullanılır , Biri gözlerini kapatıp veya ama bir insan eli ile veya ayağı ile istediğine ulaşacağı zaman bir yordam hālindedir , maharet gereklidir veya meleke gereklidir , işte bu durumada tepûş sözcüğü kurgulanarak kullanılır .

Örnekler ;
Tepûşa destexweva taribûnda ...= El yordamım ile karanlıkta ...
Te roki bıkevi tepûşamı = Sen birgün düşeceksin fırsatıma , Sen bir gün düşeceksin punduma
Burada fırsat gelecek zamanlı olduğu için mecazen yordamıma , istidatıma gibi telaffuz edilmiştir .
Tepûş ayrıca Pund yani bir işi punduna getirmek , fırsatına düşürmek durumlarında kullanılır.
Dıwek rojek tuji bıkevi tepûşme = Olaki seninde bir gün sıran bize düşer , Sende bir gün olaki düşersin pundumuza .
Bu cümlelenişleri sağlamak için elbette kürtçede başka isimler var , bu durumu başka isinlerlede ifade edilebilinir , fakat tepûş sözcüğü kullanılarak olabilenin izahı budur .

(*) 56 Ij , Lıj , Lı , Jı Bu edatlar kürtçede ön ektir , türkçede son ek olur ile , den , dan , tan hāllerinde kullanılır .
Kürtçede Ij ve Lıj farklı oluşları den , dan hāllerinin aynı anda kullanılışı sonuçunda meydana çıkarlar , yanı bir çok den , dan hāli aynı anda konuşulurken zaman zaman
Lıj mı = Benden
yerine
Ij mı =
Benden
veya
Lı mıji =
Benide
yerine
Lıjmıji = Benide , Benden de
gibi kulanıla gelmiştir , bu durum bazı dil bilginlerince kürt lisanının büklümlü dil oluşuna işaret etmişlersede , Bencede öyle isede aslında dildeki motivizesyonların çok dikkatli ve özenli vede edebi anlayışın içerikleri sonuçuda kürt lisanında aynı olan lafızlarda ünlüler ile ünsüzlerin bir birlerinin yerine deniştirilipte kullanılışıda tıpkı nın yerine Ij veya nın yerine Lıj oluşu gibi fartlılıklar yinede aynı eksen , aynı ifadeler için kullanılış dilin büklümünden ziyade hāldeki farklılıkların durumu ön ekleride de kendini deniştirip belirgenleştiriyor .
Hāl ifadeleri farklıklaşınca hāliyle ön takılar farklı telaffuz ettirmede de kendini hissettiriyorlar .
Bu durum daha çok aynı şeyin aynı mekānda , aynı anda , aynı imgelemişlerde ortaya çıkar , ve birincildir onlar kullanılır, fakat birinciller kullanılırken birincil bakış açısı içine başka eş anlamlı durumlar girince , ifadelerde zorunlu hāl arz edince farklılıklar bu kez yerine Ij veya yerine Lıj kullanılma durumu hissediliyor ve kullanıyorlarda .



(*) 57Ä ä , Ë ë
Uzun okunan ünlüler Kürtçe ile Türkçe mukayese edilince en çok kürtçede daha fazlası bulunur , Dil bilgini olmadanda kişiler lafızlara iyi kulak verir ise bunun farkına vara bilir .
Yanlız kürtçede değil bile bildiğim kadar her dilde konuşma anında heyecanla tam ifade edilmeyipte veya fırsat bulmadan yarıda kalan sözcüğün tekrarı için baş vurulan lafızlar vardır , bu lafızlar çoğu kez bir ünlüdür.
Örnekler
Ä ez ä ev = İşte ben işte bu derken uzun okunur Ä älar .

Ë Tek başına lafızlandığıda olur Ë bese = E artık yeter örneğinde türkçede uzun okunuşlu E yok gibi isede kürtçede vardır , çünkü tek harftir ifade için kullanışmıştır , şayet ifade için değilde yanlız abc harf tarifi edilseydi o tek harfe o zaman diyebilirdik o uzun okunmaz normal okunur .
Tek haflerden ünlü olanlar lafız hālinde eger ifade için kullanılmış ise o tek ifadeli ünlü uzun telaffuz edilir buda o normar hālini terk etmiştir şekil almıştır , imleşmiştir , imge almıştır denmelidir .
İmgeleşmiş bir harf normal hālini terk eder , bunun için dil bilgisi kuralları ile ilgilenenlerden bazıları bu duruma es geçme , üzerinde durulmaya deymez gibi kısa kestirimli yanıtlar vermişlersede ,
sebebi soruluncada , bazı şeyleri yani nūansları kurallaşrtırmak kafa karışıklığı eder argümanını öne sürüp sıralamışlardır .
Tekrar etmekte yarar var , eger bir ünlü tek başıma lafız veya ır hālinde kullanılmış ise o imgeleşmiştir , ifade almıştır , vurgulanmıştır . buda bize vurgulu tek ünlünün farklı telaffuzunu normal hāldeki yazılmış abc sıralamasındaki durumundan ayrı değerlendirmek gerekli olduğunu öğretir .
Ëë Vurğuda , Çekimde , Belirteç ve zarf hālinde , Edat gibi pek çok işlevi olduğu hālde yazıda kullanılışının azlığı dilim Nūas larına gerekli önemin verilmeyişine bilincsiz tırpanlama yapıldığını gözleniyor .
Örnekler ;
Ez këmë ? = Ben kimim ?
Deranë =
Vay zavallı , Vay bi çare
Heyranë =
Hayranım
Kudıstanë =
Kürdüstana
Dınë =
Dünya
Darë =
Ağaca , Oduna
Xerë =
Hayıra , İyiliğe



Örnekler ;
Ä teze hat =
Daha yeni geldi
Ä vırda
= Tam burda
Ä vırva =
Tam burdan
Ä derahanëye =
Ta orda , Ta orada
Ä usake =
İşte öyle yap

Bu dil bugün hālā hazırda Ağrı ve çevresi Kurmançi lehçesinde pek tābii durumda kullanılıyor , keyfiyetlerle halkın dilini tırpanlamak ne benim haddim nede başkasının haddi olmamalıdır diye düşünüyorum .

Örnekler ;
Ë çıma ? = Pekineden? Peki ne için ?
Ë rojeki dınë = Artık başka bir gün
Ë = E , Bezginlik ifadesinde kullanılır
Ëme=
Bizimkini
Ë wana =
Onlarınkini
Ë hış ! =
Sus artık !
Ë
li örneklerde görülüyorki Ë Bazen peki bazende artık belirteçlerini ifade ediyor .
Uzun okunan ë ler kelime sonlarına yani sözcük eklerinde olması gerekli kılınırken , ne diye uzun okunan ä gerekli değildir ?

(*) 58 Zeng ve Hefonf Herikiside küf ve pas için kullanılır , küf ve paslarda metal ve metal olmuyan yani demir olmuyanlar diye gözetilşerek kullanılır .
Demir gibi olanlardaki pas ve küfe Zeng Metal veya demir gibi olmuyan cisimlerdeki küf ve pasa Hefong denilir .
Küflü peynire Penëre zeng denmiş olsa uygun değildir, doğrusu Penëre hefongi olmalıdır , meyve sebzeleredeki küfler Hefong ismiyle sınıfadırılır .

(*) 59 << bkz ... >> Bu işaret Sözcük çevirileri altında sıkca bulunur bu demektirki eş anlamlı durunda başka sözcüklerde var , oralarada bakıp lazım olabilenler bulunabilir demektir .
Fakat şu bir gerçektir asıl sözcük çıkışlı bkz kullanılırken bkz içindekiler yukarısındaki sözcük için orayada bkz diye gerisin geriye olmazlıklarda vardır .
<< bkz ...>> anlamları çağrıştıranların altınada bkz a tekrar bkz gibi iliştirebilinir durumlar olabilir veya olmaya bilir .
Neden ? nedeni şudur << bkz ..>> içindekiler ikincildir bazı istisnalar gözetilenerek yol verilmiştir bakın diye , baktığınız yerdeki sözcük şayet anlam bakımından eş anlamlıysa tekrar biri diğeri için bkz kullanılabilinir .

Çünkü bkz içindekiler muvakkat durumdadır , anlam bakımından soluk veya rengi asıl bkz diyen kadar ifadesi zemngin olmadığını bilmemizde fayda vardır , birncil olanı ikincil olana yeğlenmemelidir .
Örnekler ile bunu belirtirken bu örnekler diğerleri içinde dikkate alınmasını önemle israr ederim
Örnekler ;
Vexıstın = Yatırmak , Yere sernek veya yere yaymak
<< bkz Raxıstın >>
Vexıstın = Yere sermek Raxıstın = Yere değil bir ip üzerine veya bir dal üzerine sermek demektir .
*********
Vëxıstın = Yakmak , Ateşlemek , Ateş tutuşturmak << bkz Darandın >>
Vëxıstın = Daha çok Lanba veya el feneri çakmak vs için yakamak demektir .
Darandın = Sözcüğü odun veya kömür gibi olanları yakmada kullanılır .
*************
Bu gibi olanlar eş anlamlı olduğu açık ve sarihtir Biri diğeri için bkz denilebilinir fakat birinci bkz diyenlerin altındaki sözcüklerin altında gerisin geriye bkz denilemiyen olanlarda vardır .
Örnek ;
Qırçonek 2 / Qırçomek = 1 Kırışık , Buruşk 2 ( mz/vulg) Moruk , İhtiyar
<< bkz Qerçûmek>>
Qerçûmek = İnsan canlı derisinde olan kırışıklara denilir
Qırçonek = Canlılarda olmayan kırışıklar veya büzüşmelere denilir .
Zor durumlarda her ikiside bir birlerinin yerine mesala dilin yeni öğrençileri için kulanılırsa mahzuru varmı ?
Bence yok , fakat doğrusu , en doğrusu izah edilendir , izahata uyulursa ve kullanılırsa tabiki daha iyidir .
<< bkz ...>> içindekiler yardımcı anlamlılar olduğunu şimdi biliyoruz ve kullanacağımız zanam onları daha dikkatli ve anlam bakımından terimlere veya alıştırmalada itinayla yaklaşıp öyleyce ve o kaide , usülde dile getirmeliyiz .

(*) 60 Beraq ; Türkçede bayrak demektir , Sözcükler ya şeklen veya rengine veya tadına durumlarına göre isim alırlar .

İsimler tıpkı yavru doğduktan sonra ad aldığı gibidirler , isimler ululama yöntemi ile serilip öylece düşünürsek ,hem bileşik sözcüklerin varlığı tespit edilir ,hemde bileşik sözcüklerin hangi sözcüklerden teşkil edildiğini alma sağlanır .
Kürtçede Ba rüzgar demektir , fakat sözcük kurmalarda tıpkı = Değirmen fakat sözcük kurmada nasıl Ëş oluyorsa Ba da Be olabiliyor .
Req = Gerilim , Gergin , Gerilişim gibi mānaları vardır .
Bayrak ; Rüzgarda gerilen şey demektir , yani rüzgarın gerdiği demektir ve rüzgar ile gerili olan demektir .;Bunun için Beraq = Bayrakdiye geçer

(*) 61 Tëvakırın , Tëxıstın , Tërakırın , Şişkırın ; Bu dört bileşik sözcükhepsi sokmak , katmak gibi anlamları vardır .
Ancak cebe sokulan ile ağıza sokulan veya seksi ilişkideki sokma veya arı sokması söz konusu olunca biri diğerinin yerine kullanılmaz , māna bakımından gülünc durum meydana getirir .
Örnekler yardımımıza koşsun :
Tërakırın = Sokmak , fakat canlı organı deriyi delipte sokmada veya erkek cinse organını vaginaya sokmak , bıçakla bir yere sokmak gibi , yani sokulan şey el yardımı ile olmayan sokmadır .
Belki buna arı sokmasınada Tërakırın densede doğrusu arı sokmasına wennandın *** Mëşë wenna = Arı soktu doğrusu bu iken kimileri eğitimsiz kalan kürtçenin gelişin göstermediği için Mëşëmıxıst = Arı bana vurdu yani Arı bana soktu demek yerine kullanır .
Bıçakta el yardımı ile sokmada kullanırsada , bıçak o sokmayı kendisi yapar , benim kast ettiğim mesala ağıza bir şey sokulunca el yardımı gerek , bunu ifade içinde de tërakırın kullanılmaz .

Ağıza , cebe , torbaya , cüzdana sokulamları ifade de Tëxıstın veya Şişkırın kullanılır .

Tëxıste cewaxwe = Cebine soktu doğrusudur , fakat sokmak ile ilgili olan Tëvakırın alınıp Tëxıstın yerine kullanılsaydı bu kez gülünc bir durum meydana gelirdi

Tëvakırın ile Tërakırın çoğu kez bir birleri gibi kullanılırsada kürtçeye yatkın olan kulaklar bununda seçimine dikkat eder .
örnek ; Parmakla amına sokma ile yine parmakla ağzına sokmalar da eger am kast edilirse Tëvakırın , yok ağız kast ediliyorsa Tëxıstın veya Şişkırın .
Görüldüğü gibi sokma fiili için ayrı ,ayrı ifade biçimi vardır .
Kürtlerde edebiyat için ürün verenler buna çok dikkat etmelidir , veya düzgün kürtçe kullanmak isteyenler de dikkat etmelidir .
Kürtçeye yatkın olanlar zaten bunların farkında olarak onları kullanır .

Sokmak ile ilgili olan fakat mecazi anlamda olanlar da var bunlardan bir tanesi Tepısandın dır , fakat tepısandın daha çok tepiştrilerek dolgu için veya boşlukları sıkıştırmak veya yün gibi şeyleri keçe yapımında sıkılaştırmak için yepiştirilmede kullanılan bir sözcüktür .
Kürtçede bu gibi eş anlam biçiminde pek çok sözcük vardır , ben bunun için sıkca sözlük çalışmamda << bkz ...>> notunu kullandım .
Ben şuna kesin inanıyorum İnsan bir mānevi varlıktır , māna hem insanı yüceltir hemde alcaltır , bir dilde nekadar māna renkli ve zengin ise o dilde ve onu kullananda o denli o eksende belirginleşir .
Bunun için kürtçe çok renkli ve māna derecesi çok yüksek bir dildir , bunun içindir ki kürtlerde şiiir , hiqyat , edebiyat çok sevilen bir sanattır .

Kürtlerdeki Dengbëjlik geleneği bu yüzden severek , yaşatılıp bu güne kadar getirilmiştir .

(*) 62 We / we , Wë / wë ; Bu Duble veler kürt sentaksında çok denişken yani eş anlamlı durunları vardır .
Bûyın ile Bûn yeride kullanılabiliyor .
Örnek ; Ne bû = Olmadı *** Ne we = Olmuyor veya olmuyor
Dıbû = Oluyordu *** Dıwe = Oluyor Bu her iki ifade biçiminde fiillerin zaman bakımından farklı oluşları sebebiyle yerine we veya yerine we kullanılmaya yatkındır .
W ile v Teffuz farkı var W Dudaklar o şekline getitirlip takrar açılarak ve sesi küçük dil ile verme sonucu gerçekleşir .

V ise üst dişleri alt dudak üstüne birleitirilerek ve çeneaşağı çekilme yolu ile grerçekleşir .
başka bir özelikleri ise sözcük kurma durumlarında zanam ve mekān belirlemede W uzak mekā için V ise yakın mekān için kullanılır ken bu bazı istisnalar dışında belirteç veya edat veya im olarak yerlerini alır .
AÇIKLAMALAR 30 ve 21 nolu şerhlere bakılmasında da fayda vardır .
birkaç örnek ;
We / we = Siz , sizler
/ = Of , Ah , Vay , Eyvah gibi nidā ve ünlemlerdir
Sözcük önlerinde kullanılırken bu bir tür bileşik yani birleşik sözcük meydana getirir .
Sözcük sonlarına gelirse yine belirteç durumlar sergiler , yanlız belirteçle sınırlıda değildir im de olabilir .
Ötrnek 1 ; Ez wëderë nazdıkım = Ben orayı tanıyorum
Derken belirteç kullanılmıştır *** Ez newë derë me ? = Ben orda değilmiyin ?
Buraya kadar belirteçtir ,
Örmek 2 ; Wë çı hate seramı wëderë = Vay ne geldi başıma orda .
Bu alıştırmada iki yerde kullanılmıştır , fakat birincisi nidā , ünlem ile vay ünlemini kullanmıştır , ikincisi mekān belirlemedegeçmiştir .
We / we = Ön ekte olabiliyor son ekte , ön eklerde daha çok bileşik kelimeler gerçekleştirir .
Vekışandın = Yakın mekāndeki çekilme , Gerileme içindir , eger çelilme veya gerileme mekënı uzak bir mekān ise W ile başlar bu durmda şöyle olur Wekışandın = Çekilmek , Gerisin geri çelimek
Kürtçenin kusuruz kuralı budur .
Fakat her iki V ile W kullanımında akademik uygulama noksanlığı sonucu bu ince nuanslara dikkat edilmiyor .
Malwe (syn) = 1 Evde ise , Evdeyse 1 Evde ol
Ketıwe = Dişmüş ise , Düştüyse
Bu örneklerde we ise imi ile kendini belirler veya ol , fakat ol ,olmak Bûyin , Bûn sözcüğünde de bulunur .

(*) 63 Qıç ve Hët vede Pîl Bu üç sözcük orgam ile ilgili isimlerdir .
Kürt dilinde pek çok varsiyonlar vardır .
Bu varsiyonlar nedir ? Bu varsiyonlar dilin kendi özünde ve kürt edebiyatından ve māna anlamlıların ayrı ayrı oluşundan aynaklıdır .
Bu mānalar ile şunu kast ediyor , İnsana dair sözcükler ile hayvana dair sözcükler çoğu kez farklıdır .
Pil = Kolun umuza birleştiği yerdir , başka bir adı kol küreği bazı yörelerde yen geçer , bu sözcük hem hayvana hemde insana ortak kullanılır .
Hët = But , Baldır dizden yukarı kıç kabalarına kadarki kısımdır .
Qıç = Kıç fakat eş anlamlı yanıda vardır , bütün bacak yani ayak bileklerinden , kıç kabalarına kadar kısmada qıç denilir .
Edebiyatta Hët ile Qıç kullanılırken , İnsana āit yanında daha çok qıç kullanılır , yani Qıç demek Döş demektir .
Burda da bir sorun var , Döş bazı yörelerde göğüs , sine gibi ifade de kullanılır , bazı yörelerde de kıç kabaları anlamında kullanılır .
Biz Döşeği biçem biliminde incelersek , Döşek döş yeri , yani otururken kıç kabaları yeri olduğundan o oturma eşyasına döşek denilir .
Kaba bir şeye , örneğin hamur topağı kabasına veya kıç kabasına Kürtçede Gıvrık veya Nermık denilir , Sıvrık ise bu gıvrık adından türetilerek gıvrık için sıvrık adını alarak , Sıvrık = Sofra bezi , hamur yaygısı biçimine dönüşmüştür .
Kıç kabalarına edebiyetta nezaket gözetilerek döş denmez saygı için gıvrık *** Gıvrıke pışt = Arka kabaları , Ard kabaları gibi telaffuz edilir .
Kürtçede kullanılan her kelime tek düze olarak , o kelime öyledir diye her yerde kullanılmaz ,örneğin = Ayak gibi başka iki anlamı daha vardır hayvan ayağına Daha çok kullanılmaz uzun okunan ī ile olan kullanılır , fakat de iki anlamlıdır , ikinci anlamı hayret ve işaret ünlemidir .
Bunun için el verdiğince ben terminolojiyi zorlarcasına anlaşılır kılmak için farklı ele aldım , ve << bkz ... >> notunu sıkca kullandım .
Neden kürtçede çok eş anlamlı ve aynı şeyin denişik adı vardır , sorusuna yanıt olarak şunu diyebilirim .
Kürtçe kendi bölgesinde en eski dildir , ve güçlü bir edebi yapısı vardır , insana laik isimler ile , hayvana āit isimler , aynı olagel veya süre giden şeylere isim takılırken edebi yanı ahlaki durumu , māna içeriği anlamında ara yere fark konularak isimlendirilmiştir .

Bunun için aynı şeyin insana āit yanı farklı isim , hayvana āit yanı ayrı farkta isimler seçilerek mānen bir birlerine karışmaması içindir .
Hāliyle eş anlamlılarda çok olma durumu çıkıyor ortaya , eş anlamlılar aynı isimlide olabilir , aynı isimlide olmayabilir , burada örneklerini sıralarken türkçede karşılığı hiç olmayanlarını seçtim
Örnekler ;
Gu = Bok , insan boku
Sıl = Köpek boku veya kedi gillere āit bok adıdır
Bışkul = Koyun , keçi boku veya ceylan giller boku
Rëx = İnek veya inek cinsinden olan hayvan boku ayrıca kurbağa bokunada rëx denilir
Rışk = Bit , pire boku
Zirc = Kuş kanatlı hayvan boku
Görüldüğü gibi bu altı örnekteki adlar hiç biri bir birine isnem uymaz , fakat altısıda aynı māna için kullanılır .
Biçem biliminden anlayanlara kürtçenin örgenselliği , morfolojik şekli çok basit anlaşılan bir dildir .
Örneğin yuvarlak biçinde olanlar G harfi ile başyanı çoktur
Örnek ;
Guni = Çıtırlık bitkisi , Bu bitki kirpi gibi yuvarlak şeklindedir
Gustir = Yüzük
Gulop = Yumak
Guşi = Salkım
Gul = Gül
Gundor = Kavun
Gulpık = Yuvarlak duman biçimi
Bu gibi uzar gider örnekleri , bunun için kürtçe zor bir dil değil , Fakat kaide ve biçemini bilmemek olunca , işi zorlaştırdığıda olabiliyor .

(*) 64 ... andın ile ...datın / ...dantın Bu son ekler kelimelerde son ek veya ardek ismiyle anılır , kelimeleri bileşik kelime kılır .
Anlamları eylemek , etmek , yapmak gibidir , fakat biri kişi kendi edinimi için diğeri başka kişi edinimi için kullanılır.
tabi yine örneklere baş vurmak gelek ;
1 )
Mıjûlandın = Düşünmek , Fikirlenmek gibianlamları verir
2 )
Mıjûldatın = Düşündürmek , Fikirlendirmek başka birini yani ikinci olan kişiyi o edim içine almak gibi ifade de kullanılır
1 = örnek teki , kişi kendini kast ederek kullanmıştır
2 = örnek teki , kişi başkalarını kast ederek kullanmıştır , yani iknci kişiyede sirayet ettirmiştir
datın yerine dayin de kullanılabilinir yani Mıjûldayin diye de olabilir , fakat bazı istisnalar eş anlamılılığını geçerli saymaz , bazı istisnalarda da eş anlamlı kılınabilinir .
Mıjûldayin = 1 Düşünce vermek , Fikir vermek
2 Düşünceleştirmek , Fikirlendirmek
İşe benim kast ettiğin istisnalardan biri bu örnekteki gibidir .
...dın , ...tın fiildir , fiil ekidir , bunların yanında bu anlamda başka bir tane daha var , Bûyin / bûyin de aynı anlamdadır .
Bûyin kullanılırken son ekte değil ise büyük harfla yazımı başlar ,
Örnek ;
1)
Bûk bûyin = Gelin olmak
2 ) Bûyi çı
? = Ne oldun ?
Bunlar tümü Kırın fiilinin başka , başka hālleridir .kırın kelime bileşiklerinde ın olarakta geçer , dın olunca yine kırın ın , ın veya
rın gibi büzgün durumu , kelime sonlarında çekimle büzgünleşirken , ifade de kişiler arasındaki birincil kişi veye ikincil kişi veya belirteçte geçişli fiilmi , değilmi diyede Gramerde kendinden bahsettirir.
Birkaç örnek ;

1 ) Hënıjandın = Pineklemek , Uyuklamak

2 )
Hënıjdatın / Hënıjdantın = Pinekletmek , Başkalarının uyuklamasına sebep olmak
Burada dikkat edilecek husus son ekleri iyi kullanmaktır .
da ara eki dayin hālinin büzgün durumudur ,
Hënıjdatın / Hënıjdatın şu şekilde de olabilir Hënıjdayin veya Hënıjbûyindayin gibide kullanılmaya yatkınsa da ilk örneklerdeki gibi birincil değildirler .

Kafayı karıştıran olgu şudur ...dın ile ...tın neden bazen bir birlerinin yerini tutar ? Birinci sebebi eş anlamlı oluşudur , ilkincisi kürtçeyi tan anlamında kullanmaya alışık olmayışımızdan kaynaklanır .
Bir kaç örnek ; Mırartın = Leşleştirmek , Geberikleştirmek burada birden fazla etken fiil bir arada olduğu için ...tın son eki kullanılmıştır .
Hılkışandın ile Hılkışantın her ikisi bir arada döşünülünce Hılkışandın = Çıkmak , Çıkıp tırmanmak , Yüksek bir yere çıkmak anlamı ile tekil yani bir kişi ifadesinde gibidir , Hılkışantın ise Çıkışmak , Yüksek bir yere tırmanmak veya çıkıştırmak ile tırmandırılış gibi ifadesi vardır ...dın son eki olana nazaran çoğuldur .



(*) 65Ye / Yë = Kılgı eki , Ön ek , Mālikiyet kılar iken ön eklerde geçer ,Yöre ağızları bazen bu edatı farklı dile getirir , bunun sebebi uzun okunan ë ile normal okunan e nin telaffuzudur .
Kürtçede Yek = Bir , Tek sayı demektir

, fakat Yek eş anlamlıdır bu şöyle yazılır doğruca
Yek [syn] = 1 Bir , Tek , Adet , Tane 2 (adj) Biri , Bir kişi , Birisi
Yeki va = Biri ile
Yeko yek = Teke tek , Bire bir
Bu ifade durumu hem sıfatlıdır , hemde değildir
Bire bir herhangi bir malzeme içinde kullanılabinir veya kişiler içinde kullanılabilinir .
Ye me = Bizim *** Ë me = Bizim
ë nin kullanımı ile e nin kullanımı kesikes Yë = Kılgılarda mālikiyet ile sınırlı değildir.
Yek =
Biri
Yëki =
Biri diye de kullanılır , bu sıfatlıda olabilir veya olmuyabilir , nedeni ise ë imalı ve vurgulu olarak telaffuzda kullanıldığı içindir .
Biri demekle yanlız kişi anlaşılmaz ,o bir nesnede olabilir .
Yeki = Biri e vurgusuzdur
Yëki = Biri ë vurduludur
Yazım hālinde sırası gelince vurgulu yazılacaksa ë kullanılır , yok eger vurdusuz kullanılacaksa e kullanılır .
Bundan da şunu anlıyoruz , kürtçedeki ünlüler vurgu alınca normal yazılıştaki biçiminden farklı olur ve o ünlüyü belirtmek gerek .

Çoğu kez bu ya o ünlüyü tek yazılıarak veya uzun okunur imi iliştirilerek yazılır .
Örnek ;
Mal a mı = Evim
veya
Malä mı = Evim
veya
Mal ä mı = Evim
gibi yazarak , durumudaki imgeler belirnir , her üçüde doğrudur , yanlış tarafı yoktur , çünkü gaye imin belirgeniliğini belirtmektir , edat niteliğinde olanın varlığını ima etmektir .
Bazı örnekler ;
1 = Ye çûk = Küçüğü , Küçüğünden

1 = Yë çûk = Küçüğü , Küçüğünden
veya
2 =Yen çûk = Küçüğünden / Küçükten , Küçüklerden (vurgusuz)
2 =Yën çûk = Küçüğünden / Küçükten , Küçüklerden (vurgulu)
Vurgudaki kast edilen şey şudur , biri diğerine nazaran daha imalı yani daha belirgin , daha seçkin meramındadır .
Küçüğünden veya Küçükten söz edilirken tekil şeyin çoğul durumu imadadır .

ile Yën Aynıdır biricüsi tekil , ikincisi çoğuldur
Yë mı = Benim

Yën mı = Benimkiler
ve Yën edatı mālik anlamında , o ifade için kullanılmıştır , ve vurgulu hāli vardır , eş anlamlı durumlar vardır , örneği altadır ,
Ye mı = Benim
Yen mı = Bemimkiler Ye ile Yen mālik anlamında kullanılmıştır , fakat birinci şıktaki gibi vurgulu değildir .

Bunalar edattır , tek başına hiç bir ifade vermezler , mutlāk ikinci bir cümle gerektir , ki sonra Ye / Yen veya Yë / Yën niçin , neya dair kullanılmıştır , ve o zaman anlaşılırken , yukarıdaki yöre şivelerindeki vurgulu , ve vurgusuz durumuda hatırlamakta fayda vardır .
Özde Ye ile farklıdır ikinci uzun ë li olan daire , āite , mālikliğe daha elverişlidir .
Kürtçe kendi tekelimde bir dil olmadığı için tespitlerimide belirtmiş oluyorum

(*) 66 Paloşk ; Bu sözcük pek çok lehçeli olduğu için kısa bir açıklamak gereğini duydum ,
Paldan = Uyumak , Uyuma maksadıyla uzanmak demektir , Uyku öncesi esneme olduğu için ,esnemenin kendisi uyku sözcüklerine yakın o doğrultuda bir anlam kazandırılması için , Paldan sözcüğünden Paloş yani Pal alınıpta loş veya hoş çağrışımlarını içleyerek sözcük türemiştir .
Esnerken nefes veya soluk çıktığı için Bawişk denmesi nefesi yani soluğu rüzgar anlamı kazandırılarak sözcüklemişler , Aslında Ba = Rüzğar , Esinti , Yel demektir .
Bu Paloşk sözcüğüne yakın birde Polûşk vardır , fakat Palûşk = Et beni , Etsi ben veya su

kabarcığı gibi tende çıkan ben demekteir .
Bu her iki sözcüğü kullanırken birbirine karışmaması için dikkat edin !..

(*) 67 İki benzer kelime ve her ikiside benzer olmasına rağmen , mānada zıt anlamda kullanılan kelimer kürtçede bulunur , bunları Müterādif konumda tutup ve isimlendirilipte ele alırsak yami eş anlamlı diye saysak eksiklikler gözlenilir .
Biçemde aynı , yani tek kelimedir , fakat müterādifin zıttı ilede tanışıma durumları vardır .
Gramerde buna Antonym yani karışık anlamlı , zıt anlamlılar ismi ile anılır .

Benim biçemden kastım şudur , yazılışı aynı ,fakat anlamı zıt , başka bir değişle mecazen bir örnek vermek gerekirse şu örnek verilmeli , Gel sözcüğü hem yakınlaştırma için, hemde uzaklaştırma için kullanılıdığını kabul etsek , ben buna biçemde aynı fakat mānada zıtanlam vardır , işte ben kast ediyorum .
Antonym , karışık anlamlılar kürtçede çoğu kez bileşik kelimelerde ortaya çıkar , Bunun sebebi ise , asıl fiilsiz hālindeki yalın durumdaki sözcük ekler alarak , sözcük fiil hāline dönüşünce ve bileşik kelime yapısı içine girince Antonym durum kendini hissettirir . Burada bir mütevellid durum vardır , tevellüd eden durumun sebebi asli sözcükten kaynaklanmıyor , bilakis edatlar , fiiller bu zıtanlamlıları (antonym) çıkıyor ortaya .
Örenekler ;
Xew = Uyku
Kırın = Yapmak , Etmek
Rakırın = Kaldırmak
Şimdi de bunları bileşik sözcük haline getirelim
Xew - rakırın1 = Uyandırmak , Uykudan kaldırmak , yani uykudan kaldırmak , uyuyanı uyandırmakla uykusundan kaldırmak
Xew –ra - kırın2 = Uyutmak , Uykuya almak , Uykuya vermek veya uykuya salmak , Uyku sahibi etmek derken rakırın bileşik sözcükte geçtiği için mālikiyet anlamında da anlam verir .
Görüldüğü gibi hem uyutmak hemde uyandırmak için bir kelime olabiliyor Xewrakırın .
Nedeni açıktır , bir kaç.örnek daha ;
Birincisi
Xwerakırın 1 = Kendine etmek , Kendine mal etmek *** Mılkemı hılda xwerakır = Mülkümü aldı kendisine mal etti , Mülkümü aldı sahiplendi

İkincisi
Xwerakırın 2 = Kendini kaldırmak (mz) Mal mülk ile kendini yükselmek *** Xwe erde ket , xwejidisaxwe rakır = Kendisi yere düştü , kendisi yine kendini kaldırdı

Üçüncüsü
Xwerakırın 3 = Kendine batırmak , Kendine sokmak *** Kër xwerakırın = Kendine bıçak batırmak , Kendine bıçak sokmak , Kendine bıçak ziplemek *** Xwerakır (syn) = 1 Kendinebatırdı, Kendine soktu , Kendine zipledi 2 Kendinikaldırdı
Bu eş anlamlılıklar sözcük bileşimlerinden kaynaklanıyor .
Son ek kırın ile ortaç ra nın pek çok eş anlamlılıklara yatkın oluşu , yukarıdaki açıklamalardaki hem Uyutmak , hemde uyandırmak kelimelerin aynı oluşu dildeki eş anlamlıların ne biçemde olduğunun bir göstergesidir .
Sümer dil bilginleri , Sümerlerin dilinde benzer yapıların varlığına işaret etmişler .
Kürt dilide o dil coğrafyasından uzak bir dil değildir , herhālde Sümer dili için çalışma içinde olanlara yukarıdaki örnekler ilginc olsa gerek .

Kürtçede Uyandırmak veya Uyutmak için yanlız Xewrakırın kullanılmaz örnekleri aşağıdadır

Uyandırmak = Heyşarkırın , Heşarkırın , Şiyarkırın , Xewrakırın , Xewë rakırın

Uyutmak = Xewandın , Paldankırın , Dan paldanë , Razandın kırın , Razandından kırın , Razandınë kırın , Xewrakırın

Kürtçede bir anlamın pek çok ismi vardır , buna eş anlamlılar diyoruz , çoklukların başlıca sebebi anlamda , mānada denişik algılanışlar , denişik ifadeler , edebi ve etik durumlar gibi sebepler pek çok eş anlamlı sözcüğe ihtiyaç duyulmuş ve eş anlamlılar kürtçeyi renkli telaffuzlu lisan duruma sevk etirmiştir .

(*) 68 ... yet / ... yat veya ...yed /...yad , bu ardeklerdir .

Nerde .nasıl , nicin kullanıldıklarını bilmekte yarar vardır yat veya ye

t son ekler külli anlamda kullanılır , genel anlamlı anlamlar vermek için sözcüklerin sonlarına eklenir .
yet / yed veya yat / yad bir bütünün hepsini içeren kapsamlı gibi mānalarda kullanılır .

…yet / …yed
= 1 Adat , Ünlem , İşaret lafzı , Son ektir 2 Akademik isimlerde veya bilimsel adlarda loji , izm , ist gibi son ardeklerin yerini tutar 3 (grm) Çoğul son eklerinde kullanılaır 4 (mz) Kudret , Güç *** Kemaliyat / Kemaliyet = Kemalimz *** Tehriyat / Tehriyet = Termimoloji *** Hesesiyet = Hassasiyet , Tiyizlik , Hassas hāl veya durum .
Görüldüğü gibi titizlik derken , her insanın ayrı ayrı titizliği vardır ve hepside geçmişin deneyimlerini dile getirir , deneyimler , beceriler , kavrayışlar tümü birleşince bir yet veya yat olur .
Oluşan bu yet veya yat son eklerdir , ardektir her ismin ve her adın bir yat ile yat’ı bulunur , bir ismin Akademik olması zorunluluğu yoktur , külli ve genel bir anlam için , ismi kapsamlı kılmak için yat ile yet son eklerde kullanılabilinir .
Şu örnekteki gibi
Çinartiyat / Çinarti = Komşuluk , Komşulık , Komşuca

…yat / …yad = 1 Adat , Ünlem , İşaret lafzı 2 (grm) Çoğul son eklerinde kullanılaır 3 (mz) Kudret , Güç
Bu her iki yet ve yat son ekleri eş anlamlı anlamadır , biri e ile diğeri a ile oluşu çekimlerde veya lafz büzgünleşmelerinde telaffuza uygunluk için a veya e bir birlerinin yerlerini alır ,bu şekilde kullanılsada , neticede denişen bir şey yoktur , yani anlamını ifade de benzer , eş durumda sarihlikler eyler .
Her ilmi , veya akademik sözcük şayet külli , genel anlamda ise örneğin Medeniyet , Şahsiyet , İnsaniyet gibi veya Kelbiye / Kelbiyet gibi bir düşünce , ideoloji kast ediliyorsa bu izm , ist , loji gibi son ekli ise çekime göre yet veya yat son ekleri eklemekle o durumu ifadelemiş oluruz

Örnekler ;
İnsaniyet = Merivtiyat
Medeniyet =
Medeniyet
Kelbiye / Kelbiyet / Kinikizm = Sevaniyat
Bu örnekler gibi diğer kelimelere yani isim ve adlar için bileşik sözcüklerde yukarıdaki izahatlar gibi kullanılmasında sakınca yoktur .

... at ve ... et son ekler , kelime sonlarına konulan bu ardekler ...yat ile ...yet hālinin büzgün durumudur .
Örnek 1 ; Marife / Marifet veya Feraset
Örnek 2 ; Ferşiye / Ferşiyat
Bu örnekler hen Türkçede hemde Kürtçede aynı biçimde kullanılır .

... ad yine yukarıdaki izahatın büzgün durumudur
Māder / Māderi / Māderiyat gibi örnekler , Ana ile ilgili olanlardır , Mak Kürtçtede Ana veya Anaç demektir .
Mak = Hayvan anası anlamındadır .

Orta Asya dillerinde bu gibi lafızların olmadığı , en çok bu lafızların Anadolu ve Mezepotanya halkları kullandığını görüyoruz .




(*) 69 Verûn ile Rûçıkandın her ikiside yolmak ile ilgilidir , yolmak derken canlıdan tüy veyahut kıl yolma ile bitkiden veyahut topraktan söküp , köklemek , yolmak söz konusu olunca Yolmak adı kürtçede ayrı ayrıdır .
Canlı deriden yolunana Rûçıkandın veya Rûçûkandın ile dile getirilir , şayet topraktan veyahut bitkiden yolma söz konusu olunca Verûn adı ile dile gelir .
Tırnakla yolmak kürtçede Qanpûrûk adı ile söylenir ,Verûn bir ölçüde Qanpûrûk yerine söylensede , saç yolma ile yüz derisi yolma isimleri bir birinden ayrışıktır .
Örneğin Mātem tutan kürt kadınları bunu sıkca yaparlar , saçını yolunca Por verûn , yüzü yoluncada Rû rûnçıkandın adı ile söylenir , fakat aynı yolma işi bir bitkiden veyahut toprağa ekilmişi yolmada söz konusu olunca aynı isimler ile telaffuz edilmez .
Rûçıkandın sözcüğü canlı deriden verûn ise canlı deriden olmayan yolmalarda kullanılır .
Dildeki kural bu , fakat her ikisinide bir birinin yerine yanı Rûçıkandın = Yolmak *** Verûn = Yolmak diye söylense sakıncası varmı ? sorusuna ben yok derim , ancak edebi ve māna kuralından yoksun bir ifade olursada neticede yolmak ifadesi sağlanmış olur .
Zaten hem Rûçıkandın veya Rûçûkandın ile Verûn yolmak söz konusu olunca hangisi hangisine olsun diye gözetilmeden her ikisinide bir birbirinin yerine söylendiği de oluyor .
Kıl ve tüy yolmada en uygunu Rûçıkandın sözcüğüdür .




(*) 70 Tezi , Rût Bu her iki sözcük aynı anlamda kullanılır , Rûtkırın . Tezikırın fiil hālinde de her iki kelime aynı mānada tutulur , Rûtbûyin , Tezibûyin de eş anlamlıdır .
Bu yükarıdaki yalın ve fiil hālindekiler soyunmak ile olan çıplaklığı ifade eder .
Soymak derken Kabuk soymak veya giysi soymak ile soygun da kullanılan soymak sözcüklerini bir birine karıştırmadan anlamalıyız , kabuk soymak ile insan soymak veya giysi soymak için hangisi uygun diye kelimelere dikkat etmeliyiz .
Kumar oyununda da soyulmak sözcüğü kullanılır , bu gibi hāllerde Rûtbûyin veya Rûtkırın kullanılması yayagındır .
Kabuk soymak için Sipikırın
Giysi soymak için
Rûtkırın / Tezikırın
Soyunmak için
Rûtbûyin / Tezibûyin
Kumarda soyulmak için
Rûtbûyin
Yol kesip soygunda soymak veya soymada
Şëlandın
Soyunuk çırılçıplak hālde Tezi ve Rût ifadeleri uygundur , çünkü içinde giysisizlik anlamları vardır , Nü veyahut müstehcen anlamları da her iki sözcükte bulunur .
Ayrıca Tezi veya Rût parasız pulsuz olma hālinde de kullanılır .


KÜRTÇE = TÜRKÇE  sözlük   FERHENG www.elat.ch